ABD-ÇİN Ticaretinde Hangi Taraf Neyi Hedefliyor?

Kasım 2016 yılında yapılan seçimlerde “Her Şeyden Önce Amerika” sloganını kullanarak başkanlık koltuğuna oturan Trump, göreve başlangıç tarihi olan Ocak 2017’den itibaren ABD’yi bir şirket gibi yöneteceğini ve her şeyden önce ekonomi-politik sürece yoğunlaşacağının sinyallerini vermişti.

Ekonomide ithal ürünlerin masraf kalemlerini arttıran irili ufaklı adımların atılmasının ardından ABD ile ÇİN arasında başlayan fakat bu iki ülkenin dünyanın iki güç kutbunu temsil etmesi bakımından küresel bir boyut kazanan ticaret savaşlarının fitili de ateşlenmiş oldu.

Trump, 1 Mart 2018’de ÇİN ile ticari dengeleri sarsacak bir karar aldı ve ithal ürünlere yönelik birinci dalga ek gümrük vergisi uygulamasını başlattı. Buna karşılık ÇİN yönetimi de Amerika’dan ithal edilen ürünlerin bir kısmına yönelik ek gümrük vergisi koyarak misillemede bulundu.

Gümrük vergilerindeki artış, iki ülke arasında ticaret yapan sermaye sahiplerinin üretimdeki maliyet hesaplarına ek bir yük olarak yansıdığı için her iki ülke de aslında kendi vatandaşlarına üstü kapalı bir şekilde “o ülkeden alım yapmayın!” emri geçmiş oldu. Bu emre uymayanların cezası ise “gümrük vergisi” adı altında devletlerin kestiği haraç şeklinde uygulanmaya başladı. Trump, küresel düzen ekonomisini olumsuz etkileyen bu kararları uygulamaya koyarken ÇİN’e iki suçlama yönelterek bahane oluşturmaya çalışıyor:

Enes Berat GÜRLER | UGSAM Araştırmacısı | Kasım 2019
Yazının tamamına ulaşmak için | Tıklayın