Unutulmaz Yaramız | Keşmir

İslam âleminin büyük bir bölümü şu anda tarihinin en kritik ve en badireli bir dönemini yaşamaktadır. Çünkü birçok İslam ülkesinde zulüm var, kan ve gözyaşı var. Bu ülkelerdeki Müslüman kardeşlerimiz, insanlık dışı vahşet ve katliamlarla karşı karşıyadır. Peki, bu zulüm kan ve gözyaşının sorumluları kimler?

İnsanlık tarihinde son 200 yıl, Batı Medeniyetinin dünyada egemen olduğu bir dönemdir. Evet, bu dönemde yeryüzünü Batılı emperyalistler şekillendirdi, haritaları onlar çizdi, dolaylı veya doğrudan bu coğrafyadaki ülkelerin yönetici kadrolarının oluşumunda, batılılar belirleyici oldu.

1920’li yıllara kadar, dünya coğrafyasının büyük bir bölümü, Batılılar tarafından işgal edildi. İşgaller esnasında acımasızca katliamlar, işkenceler, soykırımlar yapıldı. Bu yüzden, dünya halkının büyük bir çoğunluğu sefalet, yoksulluk, açlık ve ölümle burun buruna yaşamak zorunda bırakıldı. İşte Batı medeniyetinin gerçek yüzü budur.

Dünyanın insanlık utancı bu hale gelişinin sebebi “kaba kuvveti” ve “menfaati” hak sebebi sayan Batı medeniyetidir.

Tarihi gerçekler bizim medeniyetimiz ile Batı medeniyetinin arasındaki gerçekleri açıkça ortaya koymasına rağmen bir süre önce Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Türklerin Ermeni soykırımı yaptığı iddiasını tekrar gündeme getirmiştir.

Şu tarihi olay İslam medeniyeti ile Batı medeniyetinin farklarını ne güzel açıklamaktadır.

1566 yılında Osmanlı Sadrazamı olan Sokullu Mehmet Paşa, Fransız elçisini çağırıp, “Saint Barthelemy” katliamını sorar. 24 Ağustos 1572’de önce Paris’te başlayan bu katliamda iki gün içerisinde on binlerce Protestan, Katolikler tarafından katledilmişti. Sağ kalan Protestan soyluları da Katolikliği kabul etmişlerdi.

Sokullu Mehmet Paşa elçiye, “Bizim sancağımızın dalgalandığı uçsuz bucaksız yerlerde çeşitli dinlere bağlı, çeşitli ırklardan milletler yaşıyor. Hepsi de inandıkları gibi yaşarlar. İstanbul’da camilerin yanında kiliseler ve havralar vardır. Kimse kimseyi rahatsız edemez.” diyerek elçiyi azarlar.

ESAM Genel Başkanı M. Recai KUTAN beyin kaleminden
Yazının tamamına ulaşmak için | Tıklayın