Güney Amerika Baharı, mı Acaba?

2008’de yaşanan küresel ekonomik kriz sonrası, dünyanın hemen her yerinde bir protesto, gösteri, toplumsal hareket furyası başladı. Kimine göre bazı güçler tarafından pimi çekilmiş bir bomba, kimine göre halkların uzun süredir yaşadıkları sıkıntılardan dolayı yaşanan doğal bir süreç olan bu olaylar, ülkemizde de Gezi Parkı olayları olarak karşımıza çıkmıştı.

Fransa’da sarı yelekliler, Arap yarımadasında yaşanan Arap Baharı süreci, G-8 ülkelerinde çevre ile ilgili sorunlara dikkat çekmek için yapılan gösteriler ve son süreçte Güney Amerika’da yaşanan olayların nedenlerine bakıldığı zaman ise, karşımıza üç temel kategorinin çıktığını görmekteyiz1.

İlk kategoride, ülkelerde yaşanan ekonomik sıkıntılar, kemer sıkma politikaları ve neoliberalizme karşı olan eylemleri görmekteyiz. Başlayan protestoların büyük çoğunluğunu oluşturan bu kategorinin en büyük ve belki de son 10 yıldaki en etkili olanını Arap Baharı oluşturuyor.

Arap yarımadasındaki başlangıç kıvılcımını atan ve geçinemediği için kendini yakmak isteyen seyyar satıcı ile yarımadada yaşanan olaylar silsilesi, bu coğrafyadaki çoğu şeyi iyi & kötü değiştirmiş vaziyette. Bugünlerde Güney Amerika’da yaşanan protestoların da birçoğunun temelinde bu neden yatmakta.

M. Esad ERGENER | UGSAM Araştırmacısı | Aralık 2019
Yazının tamamına ulaşmak için | Tıklayın