Libya ve Geleceği

Libya’da General Hafter’e bağlı kuvvetler, 4 Nisan’da başkent Trablus’a üç cepheden saldırı başlatmıştı. Savaşın en zayıf cephesi olan batı cephesi, Trablus’un 70 kilometre batısında yer alan Sabrata kenti yakınlarındaki El-Aceylat ve Trablus’un 60 kilometre batısında kalan Surman’ı kapsıyor. Bu cephe kısa bir süreliğine Trablus’un 45 kilometre batısında yer alan Ez-Zaviye’ye uzanmış, Hafter’e bağlı güçler, kent güçlerinin direnişiyle karşılaşılınca geri çekilmek zorunda kalmıştı.

Eylül itibariyle Sabrata ve Surman hâlâ Hafter’e bağlı birliklerin kontrolünde olmasına rağmen, bu bölgede ikmal hatlarına sahip olmayan Hafter güçlerinin en zayıf cephesi bu cephe. İkinci cephe ise, batı cephesi ile eşzamanlı açılan güneydeki Giryan cephesi. Verşefane ve Es-Suvani bölgelerine kadar ilerleyen Hafter’e bağlı güçlerin ilk mevzi kaybettiği cephe olan Giryan, aynı zamanda Hafter’e bağlı birliklerin en önemli ikmal hatlarından biriydi.

Üçüncü cephe ise Trablus’un 90 kilometre güneybatısındaki Terhune kentinden Trablus Havalimanı hattı üzerinde yer alıyor. Nisan ayındaki ilk saldırılar sırasında Uluslararası Trablus Havalimanı yakınındaki Kasr bin Gaşir bölgesinde Müselles el-Kayyu, En-Nehir endüstri şirketi ve Vadi er-Rabi’yi ele geçiren Hafter’e bağlı güçler Ayn Zara’ya ilerlemeye devam etmişti. Ancak ilerleyen günlerde Zintan ve Misrata güçleri başta olmak üzere Trablus merkezindeki askeri güçler hızlı bir şekilde toparlanarak Hafter karşısında Trablus müdafaasında etkili bir rol oynamaya başlamışlardı.

Yunus Emre ALPSALÇI | UGSAM Araştırmacısı | Mayıs 2020
Yazının tamamına ulaşmak için | Tıklayın