Azerbaycan-Fransa İlişkilerindeki Gerginlik ve Karabağ Sorunu

Azerbaycan-Fransa İlişkilerindeki Gerginlik ve Karabağ Sorunu

Dünyanın nükleer güçlerinden sayılan Fransa devletinin oldukça kapsamlı bir emperyalizm deneyimi vardır ki, bunu dünyanın birçok yerinde, özellikle de Afrika’da görmek mümkündür. Sadece Afrika kıtasında değil aynı zamanda dünyanın birçok bölgesinde önemli (y)etkileri olan Fransa’nın Güney Kafkasya’da söz sahibi olma yolunda gayreti açık bir şekilde görülmektedir. Bu bağlamda bölgedeki ana ortağı elbette Ermenistan’dır ki, bunun da başlıca nedeni elbette Fransa’daki Ermeni diasporasıyla ilgilidir. Fransa ile Ermeniler arasındaki ilişkiler haçlı seferlerine dayanıyor. Küçük Asya’daki Ermenilerin küçük feodal devletleri, Selçuklulara karşı zaman zaman Fransızlar da dahil olmak üzere Avrupalılarla ittifak kurdular. Türklere…

Devamını Okuyun »

Birleşik Afrika Mümkün mü?

Birleşik Afrika Mümkün mü?

Bağımsızlık bir ulus için vazgeçilmez bir olgudur. Bu sebeple bağımsızlık uğruna mücadeleler verilir, savaşlar yapılır, iç ve dış etkenlerin etkisi ortadan kaldırılarak egemen bir devlet kurulur. Ulus devletlerin ortaya çıkış sürecindeki baskın milliyetçilik, imparatorluklar sonrası döneme yön vermiştir. Diğer motivasyonlarla birlikte bu milliyetçi politikalar kimi zaman saf yönünden uzaklaşarak ırk temelli siyasi ideolojilere dönüşmüş ve pek çok bölgede çatışmalar ile daha büyük ölçekteki dünya savaşlarına sebep olan en önemli etki haline gelmiştir. Bağımsızlık külfetlidir. Bu külfetin karşılanması yeni ülkeler için kimi zaman çeşitli zorlukları beraberinde getirmiştir. İmparatorluklardan ayrılan bazı ülkeler…

Devamını Okuyun »

Dağlık Karabağ Sorunu : Dün, Bugün ve Yarın

Dağlık Karabağ Sorunu : Dün, Bugün ve Yarın

Bugün Güney Kafkasya’da yaşanan çatışmaların temel nedeni, Rusya’nın buradaki emperyalist politikasıdır ki, bu, aynı zamanda Ermenistan-Azerbaycan Dağlık Karabağ çatışmasını da içerir. Rusya, bölgedeki konumunu güçlendirmek için I. Petro’nun zamanından beri Ermenileri Azerbaycan’a yerleştirmeyi planlıyordu. 18. yüzyılın başından itibaren Kafkasya, Rusya’nın dış politikasında önemli bir rol oynamaya başladı. Rusya o zamandan beri güneydeki stratejik konumunu güçlendirmeye çalışıyor. Tarihsel gerçekler, Kafkasya’da hem siyasi hem de ekonomik çıkarlar açısından her zaman Rusya’nın ilgi odağı olduğunu gösteriyor. Kafkasya, Avrupa’yı Asya’ya ve Karadeniz’i Hazar Denizi’ne bağlayan zengin bir bölge olarak her zaman Rusya’nın merak dairesinde…

Devamını Okuyun »

Suriye’de Bilek Güreşi : ABD ve Rusya’nın Suriye Mücadelesi

Suriye’de Bilek Güreşi : ABD ve Rusya’nın Suriye Mücadelesi

2011 yılı itibariyle Ortadoğu’da ve Kuzey Afrika’da başlayan otoriter rejimlere karşı halk hareketleri ‘Arap Baharı’ olarak isimlendirilmektedir. Bu halk hareketleri dalgası uğradığı ülkelerde çeşitli sonuçlar doğurmuştur. Suriye, bu isyan dalgasında içinden çıkılamaz bir kaosa dönüşmüş durumdadır. Suriye’de aynı yılın Mart ayında başlayan hareketler yerel aktörlerin çoğalması ve bölgeye küresel güçlerin müdahil olması ile karmaşık bir yapıya bürünmüştür. Bölgenin önemli ulaşım ve iletişim ağları üzerinde olması aynı zamanda bölgede petrol gibi önemli kaynakların varlığı bu coğrafyanın taşıdığı stratejik önemi artırmaktadır. Bu durum ise bölgedeki çatışmada tarafgir güçlerin iştahını kabartmaktadır. Bununla birlikte…

Devamını Okuyun »

Uganda Seçimine Dair Notlar ve Yeni Bir Siyasi Figür : Bobi Wine

Uganda Seçimine Dair Notlar ve Yeni Bir Siyasi Figür : Bobi Wine

Afrika kıtası için, 2021 yılının en fazla konuşulacak seçimlerinden biri kuşkusuz Uganda seçimleri olacak. Aslına bakılırsa geçtiğimiz yılın başından itibaren siyasileri seçim atmosferine girdiğini söylemek mümkün. Bugüne dek kıtada izlenen seçimlerin en sıra dışı olanı bile alışıldık hale gelen bir döngü içerisinde ifade edilebiliyordu. İlk senaryo seçimin adil olmadığını düşünerek katılmayan etkin muhalefet, mevcut başkana rakip olamayacak muhaliflerin seçime girmesi ve mevcut başkanın iktidarını koruması bilindik bir süreç oluyordu. Diğer bir senaryo, mevcut başkan ve güçlü muhalif liderin seçime girmesi, başkanın ezici çoğunlukla kazanıp muhalefetin seçim sonuçlarını kabul etmemesi akabinde…

Devamını Okuyun »

Devrim Sonrası İran’ın Ortadoğu’daki Yumuşak Güç Unsuru Olarak Medya

Devrim Sonrası İran’ın Ortadoğu’daki Yumuşak Güç Unsuru Olarak Medya

İran Medyasının Ortadoğu’daki yansımasına bakmadan önce şüphesiz Medya Kavramını anlamlandırmak ve nitelendirmek gerekir. Medya TDK kaynaklarında Radyo, Televizyon, Gazete, Dergi vb. iletişim ve yayın organlarının tamamına verilen ad olarak tanımlansa da günümüzde bu kavram Yasama Yürütme ve Yargıdan sonra 4. Büyük güç olarak bilinmektedir. Nitekim medya gerektiğinde halk adına hükümeti denetleme görevini üstlenmiştir. Amerikan sosyolog Robert E. Park, Hulteng ve Nelson’a göre, dördüncü güç kavramını gazete/basın için ilk olarak Lord Thomas Babington Macaulay 1828’de “Hallam’s Constitutional History” adlı makalesinde kullanmıştır. Fatih YONCALIK | UGSAM Araştırmacısı | Aralık 2020Yazının tamamına ulaşmak…

Devamını Okuyun »

Türkiye-Yunanistan İlişkilerinin Genel Görünümü

Türkiye-Yunanistan İlişkilerinin Genel Görünümü

Kısa Tarihi Süreç: İçinde bulunduğumuz dönem itibariyle Türk dış politikasını şekillendiren önemli unsurlardan birisi olan Türkiye-Yunanistan ilişkileri, Yunanistan’ın Osmanlı Devleti’nden bağımsızlığını kazandığı 1833 yılıyla başlar. Bağımsızlığını kazanan Yunanistan, nihai hedefi olan Megali İdea’nın da etkisiyle, zayıflayan Osmanlı Devleti’ne karşı yayılmacı bir politika gütmüş ve böylece topraklarını üç katına çıkarmıştır. Yunanistan, I. Dünya Savaşı’ndan sonra Osmanlı Devleti’nin fiilen yıkılmasının ardından Sevr Antlaşması’ndaki toprak dağılımına dayanarak Batı Anadolu’yu işgal etti. Ancak Milli Mücadele sürecinin sonunda bu topraklardan çekildi. Osmanlı’dan sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla birlikte iki ülke arasındaki ilişkiler olumlu bir seyir aldı….

Devamını Okuyun »

Bölgesel Güvenlik Krizleri Aşılabilir mi?

Bölgesel Güvenlik Krizleri Aşılabilir mi?

Devletlerin ideal rolü hakkında farklı teorisyenlerin kavramlarının doğruluğu günümüzde tartışılmaya devam etmektedir. Devletin yalnız güvenlik sağlama ile sınırlı kalması veya tüm alanlarda ana etken olmasını savunan görüşlerin arasındaki gerçeklik, vatandaşların güvenliğinin devletler tarafından güvence altında bulundurulduğudur. Yalnızca vatandaşlar değil, başka ülkelerden gelen ziyaretçiler de bu kapsamda değerlendirilmektedir. Dünya pek çok sorun ile aynı anda yüzleşirken, farklı zaman periyotları dâhilinde değişmeyen en önemli sorunlardan biri güvenlik kaygısıdır. Bu kaygı, çeşitli amaçlar uğruna şiddeti meşru gören örgütlerden geldiğinde kitlesel can ve mal kayıpları yaşanmaktadır. Bu kitlesel saldırı hareketleri coğrafyadan, dinlerden veya milliyetlerden…

Devamını Okuyun »

Belarus Seçimleri ve Sonrası

Belarus Seçimleri ve Sonrası

Avrupa ile Rusya arasında adeta bir tampon işlevi gören Belarus, tarihinin en hareketleri günlerini 9 Ağustos seçimleri ile birlikte yaşamıştır. Belarus Merkez Seçim Komisyonu’nun Cumhurbaşkanlığı seçimlerini 26 yıldır iktidarda olan Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko’nun kazandığını açıklamasıyla beraber ‘’seçime hilenin karıştığını’’ iddia eden göstericiler, başta başkent Minsk olmak üzere ülkenin farklı şehirlerinde sokaklara çıkarak protestolara başlamışlardır. 9 Ağustos seçimlerinin ve etkilerinin değerlendirilebilmesi için öncelikle Belarus’un Bağımsızlığını kazandığı süreçten itibaren siyasi hayatına değinmek gerekmektedir. Belarus, ekonomisinin %60’ı devlete ait şirketlerin kontrolünde bulunan ve bir nevi devlet kapitalizmi ile yönetilen bir ülkedir. Bağımsızlık…

Devamını Okuyun »

Ermenilerin “Denizden Denize Devlet” Hayali ve Güney Kafkasya’daki Durum

Ermenilerin “Denizden Denize Devlet” Hayali ve Güney Kafkasya’daki Durum

18 ve 19. Yüzyılların başında Katolik-Protestan Avrupa ile karşı karşıya iki büyük güç bulunmaktaydı. Birincisi Müslüman Osmanlı ve ikincisi Hıristiyan-Ortodoks Çarlık Rusya devletleriydi. Osmanlı devleti donanmasını güçlendirip denize açıldığında, dünyanın sömürge güçleri giderek daha fazla endişelenmeye başladılar. Dünyanın küçük ama siyasi, ekonomik ve denizcilik açısından gelişmiş bir devleti olan İngiltere, tarihte hiç devleti olmayan iki halkı – Yahudi ve Ermeni halklarını oyuna getirmeyi başardı. Katolik dünyası için taviz vermeyen bir kültür taşıyıcısı olan, aynı zamanda eski Bizans’ın siyasi ve devlet geleneğine dayanan Çarlık Rusya’sını zayıflatmak yahudi, Osmanlı devletini ise zayıflatma…

Devamını Okuyun »

Etiyopya’da Neler Oluyor?

Etiyopya’da Neler Oluyor?

Afrika’nın doğusunda yaklaşık iki haftadır en fazla konuşulan durum Etiyopya’da çıkan siyasi karışıklıktır. Olayın çatışma boyutunu alması sadece bir hafta alırken, Etiyopya sınırlarından komşu Eritre’ye fırlatıldığı iddia edilen roketler meseleyi bir iç karışıklık olmaktan çıkarıp uluslararası bir kriz haline getirebilir. Pek çok akademisyene göre Etiyopya’nın stabil bir pozisyonda olması ve güvenlik endişesinin minimum seviyede tutulması, bölgenin de aynı hale gelmesi için öncelikli durum. Ülkenin içinde bulunduğu siyasi kriz ve komşuları ile olan kritik bağlar bu bakımdan birbirinden bağımsız okunamayacak kadar iç içe geçmiş şekilde buluyor. Krizi anlamak adına önce Etiyopya’nın…

Devamını Okuyun »

Arap-İsrail Anlaşmazlığının Dönüm Noktası : Camp David Antlaşması

Arap-İsrail Anlaşmazlığının Dönüm Noktası : Camp David Antlaşması

Ortadoğu’nun bugün içerisinde bulunduğu durumu anlayabilmek için bugüne kadar geçen süreçte bölgedeki aktörleri ve aktörler arasındaki ilişkileri bilememiz gerekmektedir. Hem bölgesel hem de küresel aktörlerin çekişme sahası olan Ortadoğu, 20. yüzyılda Müslüman Araplar ile İsrail arasında yaşanan savaşlara sahne olmuştur. İsrail’e karşı bir cephe oluşturan Arap ülkeleri 1948’den itibaren pek çok savaş yaşamıştır. İsrail ve Arap ülkeleri arasında yaşanan çatışmalarda ABD ve Sovyetler Birliği bu anlaşmazlıkta farklı taraflarda yer alarak bölgede var olmak isteyen iki küresel güç olmuştur. Bu araştırmada, 20. yüzyılda Ortadoğu’yu uzun yıllar meşgul eden Arap-İsrail anlaşmazlığının dönüşüme…

Devamını Okuyun »

Doğu Türkistan Gerçeği ve Çin’in “Sincan” Rüyası

Doğu Türkistan Gerçeği ve Çin’in “Sincan” Rüyası

Çin’in Batı sınırında özellikle gaz yatakları ve kömür/altın madenleri ile meşhur bir bölge: Doğu Türkistan. Çin’in Sincan Eyaleti olarak da anılıyor. (Sincar-Uygur Özerk Bölgesi) Uzun yıllardır Çin Halk Cumhuriyeti’nin ayrımcılık politikalarına maruz kalan Doğu Türkistan’daki Uygurlar ve Kırgızlar, son 3 yıldır gerek sosyal hayatın içerisinde gerekse adına sözde “mesleki eğitim kampları” denilen toplama kamplarında etno-kültürel bir kıyıma maruz bırakılıyorlar. Onuncu yüzyılda İslam ile tanışan ve 17. Yüzyılda Çing Hanedanlığı’nın tahakkümüne giren Doğu Türkistan, Çing Hanedanlığı’nın 1911 yılında dağılmasından sonra Çin Cumhuriyeti’nin sınırlarına dahil olsa da kılıcı ve nişangahı keskin olan…

Devamını Okuyun »

Bir İktisadi Buhran Örneği Olarak; Lübnan Çıkmazı

Bir İktisadi Buhran Örneği Olarak; Lübnan Çıkmazı

Oldukça kozmopolit bir nüfus yapısına sahip olan Lübnan’da son günlerde sular durulmak bilmiyor. Özellikle başkent Beyrut’ta ülkenin içerisinde bulunduğu iktisadi buhran sebebiyle başlayan hayat pahalılığı protestolarına Covid-19 salgını dahi engel olamamakta ve halk toplu yürüyüşler düzenlemektedir. Özellikle mevcut nüfus çeşitliliğinin sebep olduğu ülke içi siyasi kriz ve bu krizin tetiklediği 1975-1990 yılları arasındaki iç savaş ile birlikte sürekli çalkantılı halde ilerleyen ekonomik durumun çöküşü, Covid-19 virüs salgını nedeniyle çöken küresel ekonomik sistem ile Lübnan’da daha da görünür hale geldi. Son günlerde medyanın dikkatini çeken Lübnan’daki halk ayaklanmalarının temasını her ne…

Devamını Okuyun »

Dağlık Karabağ’da Tanınmayan Seçimler

Dağlık Karabağ’da Tanınmayan Seçimler

Dağlık Karabağ Sorunu ve Tanınmayan Dağlık Karabağ (Artsah) Cumhuriyeti : Dağlık Karabağ, Güney Kafkasya’da 4 bin 400 kilometrekarelik bir alanı kapsayan Azerbaycan’ın geçmişten günümüze öz ve hukuki topraklarıdır. Dağlık Karabağ yüzyıllardır Azerbaycan ve “Büyük Ermenistan” hayalleri peşinde koşan Ermenistan arasında süregelen bir problem haline gelmiş, 1988 yıllarından itibaren problem daha da derinleşerek iki ülkeyi savaşa sürüklemiştir. Karabağ Savaşı’nın olduğu 1991-1993 yıllarında, Ermenistan Silahlı Kuvvetleri Dağlık Karabağ’ı ve 7 Azerbaycan ilini işgal etmiş ve bu işgaller sonucunda 1 milyondan fazla Azerbaycan Türk’ü vatanlarından sürgün edilmiştir. Başta Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa…

Devamını Okuyun »
1 2 3 4