Bosna Hersek’te Hükümet Sistemi

Bosna Hersek’te Hükümet Sistemi

Bosna Hersek, Sosyalist Yugoslavya Federasyonu’nun dağılması ile ortaya çıkan yeni devletlerden biridir. 1991 yılından önce Slovenya daha sonra Hırvatistan’ın Yugoslavya’dan ayrılarak bağımsızlıklarını ilan etmeleriyle başlayan süreç, 1992 yılında Bosna Hersek’te bağımsızlık için bir referandum düzenlenmesiyle devam etmiştir. Bağımsızlık kararı ile ülkede yaşayan üç topluluk (Boşnak, Sırp, Hırvat) arasındaki gerginlik kanlı bir çatışmaya dönüştü. Avrupa’nın ortasını bir yangın yerine çeviren iç savaş yaklaşık 3,5 yıl sürdü. 1995 yılında ABD’nin inisiyatifinde Ohio-Dayton’da Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı, Hırvatistan ve Sırbistan temsilcileri bir araya gelerek savaşı sona erdirecek koşullar üzerinde anlaştılar. “Dayton Anlaşması” olarak bilinen metin…

Devamını Okuyun »

Darbe Virüsü Gine’de

Darbe Virüsü Gine’de

Seçilmiş yönetimlerin seçim dışı yollarla indirilmesi, nerede olursa olsun karşısında durulması gereken bir yöntemdir. Bazı bölgelerde tam yerleşmemiş demokrasilerin darbeye tüm şartları hazırladığı görülmüştür. Siyasi tansiyonun yükselmesi, yabancı güçlerin çeşitli sebeplerle konuşlanması, refah seviyesinin düşüklüğü genellikle kargaşayı beraberinde getirmektedir. Afrika’da iktidarların halk iradesi yoluyla değiştiği seçimlerin çok konuşulmasının sebebi, kıtanın genelindeki darbelerin kanıksanır hale gelmesidir. 2020 ve 2021 yıllarında, kıtanın farklı ülkelerinde nispeten başarılı seçimleri ve yumuşak güç geçişlerini gördük. Dr. Ensar KÜÇÜKALTAN | UGSAM Afrika Araştırmaları Direktörü | Eylül 2021Yazının tamamına ulaşmak için | Tıklayın

Devamını Okuyun »

Son Gelişmeler Işığında Kudüs Sorunu

Son Gelişmeler Işığında Kudüs Sorunu

Geçtiğimiz günler Ortadoğu’nun kanayan yarası olan Filistin İsrail sorununda yeni bir aşamaya şahitlik etti. Kudüs merkezli başlayan çatışmalar bir anda ülkenin tamamına yayıldı. Sebepleri ve sonuçları açısından bu olayların detaylı analiz edilmesi, gelişmelerin bundan sonraki sürecine de ışık tutacaktır. Kudüs’te Ramazan ayının başlarından itibaren ciddi gerginlik yaşanmaktaydı. Şehir, Şam Kapısı önündeki barikatlara karşı çıkan Müslüman nüfusla İsrail’in güvenlik birimleri arasında yaşanan arbedelere şahitlik ediyordu. Bu arbedelerin oluşturduğu yüksek tansiyon Şeyh Cerrah Mahallesi’ne İsrailli yerleşimcilerin baskın yaparak Müslüman yerli halkı dışarı atma teşebbüsü ile daha da yükseldi. Doç. Dr. Eldar HASANOĞLU…

Devamını Okuyun »

Ambazonya’ya Giden Yol : Kamerun’daki Dil Krizi

Ambazonya’ya Giden Yol : Kamerun’daki Dil Krizi

Afrika kıtası, çoğunlukla yapılan yanlış çıkarımların aksine, bir milyarı aşan nüfusu ile homojen bir yapıya sahip değildir. Böylesine büyük bir nüfusu ve kültürel farklılığı içerisinde bulunduran bir kıta ile ilgili olarak genellemeler üzerinden yapılan çıkarımların isabetli olması mümkün değildir. Kuzeyindeki baskın Arap nüfusu, güneyindeki farklı kültür, batı ve doğusunda benzer olarak görülen fakat farklılıklar barındıran sömürü geçmişi gibi unsuların hesaba katılmadığı genellemeler ile tek bir Afrika imajı oluşturulmaktadır. Bu yöntemle yapılan okumalar, bağımsızlıklarını kazanan ülkeler arasında gerilime, çatışmaya ve hatta savaşa yol açan farklılıkları anlamlandıramamaktadır. Dr. Ensar KÜÇÜKALTAN | UGSAM…

Devamını Okuyun »

Ülke Raporları | Myanmar

Ülke Raporları | Myanmar

Coğrafi Konumu ve Demografik Yapısı : Güney Asya’nın batı kısmında bulunan ve Bengal Körfezi’ne kıyısı bulunan Myanmar; Çin, Laos, Tayland, Bangladeş ve Hindistan’la sınır komşusudur. Çeşitli yer şekillerine ve iklim özelliklerine sahip olan ülkede muson iklimi hâkimdir. 2019 itibarıyla 54 milyon olan ülkenin nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 82 kişidir. Nüfus artış hızının %0,626 olduğu ülkede ortalama yaşam süresi kadınlarda 69,8, erkeklerde 63,7, nüfusun genelinde ise 66,8 yıldır. Ülkedeki en büyük şehirler Yangon (6 milyon), Mandalay (1,3 milyon) ve Nepido’dur (1,2 milyon). Meryem SEZGİN | UGSAM Araştırmacısı | Mayıs 2021Yazının tamamına…

Devamını Okuyun »

Yemen’de Savaş, İsrail’in Güvenliği Sağlanırsa Biter!

Yemen’de Savaş, İsrail’in Güvenliği Sağlanırsa Biter!

Yemen’e yönelik Mart 2015’te Suud/BAE liderliğindeki koalisyon tarafından başlatılan saldırılar, altıncı yılı geride bıraktı. Pandemi korkusunun bütün dünyada insanları evlerine hapsettiği bir dönemde Yemen halkı, Amerika/İngiltere/İsrail başta olmak üzere bütün batı bloğunun desteğini arkasına almış olan düşmana karşı adeta kurtuluş savaşı vermektedir. Dünyanın en zengin Arap ülkelerinin birleşip altı sene boyunca bölgenin zaten açlık ve sefalet içindeki en fakir Arap ülkesine topyekün saldırdığı bir düzlemde yaşanan insanlık dramı ise görmezden geliniyor.İnsani Kriz Neden Konuşulmuyor? Yemen’deki savaşın insani açıdan ele alınmamasının en temel sebebi Birleşmiş Milletler’in Ocak 2017 itibariyle ölü sayısının…

Devamını Okuyun »

Trump ve Sonrası İran-İsrail-Amerika İlişkileri : Muhsin Fahrizade Suikasti

Trump ve Sonrası İran-İsrail-Amerika İlişkileri : Muhsin Fahrizade Suikasti

2020 yılı, bütün dünya açısından birçok şeyin değiştiği veya gözden geçirildiği bir yıl oldu. Bütün dünya, yılın son 3 çeyreğinde koronavirüs ile uğraşırken, aynı zamanda kendi iç dinamikleri açısından da birçok önemli olaya şahitlik ettiler. Sınır komşularımızdan İran için 2020 yılı irdelenecek olursa, Ocak ayından itibaren yaşananların İran açısından pek de iç açıcı olduğu söylenemez. Önce General Süleymani’nin ABD’ye ait bir dron aracılığı ile öldürülmesi, akabinde ekonomik yaptırımlardan kaynaklı baş gösteren ekonomik sıkıntılar, sonrasında halkın sokağa çıkması, İranlı yöneticilerin artık sesli şekilde eleştirilmesi derken Tahran için çok önemli bir yer…

Devamını Okuyun »

ABD’den Türkiye’ye Açık Düşman Muamelesi

ABD’den Türkiye’ye Açık Düşman Muamelesi

Amerika Birleşik Devletleri’nde sert tartışmalara sahne olan uzun soluklu 59. Başkanlık seçimleri maratonunun kazananı Demokrat Parti’nin adayı Joe Biden oldu. Başta Biden olmak üzere yeni ABD yönetimindeki isimlerin Türkiye ile ilgili meselelerde geçmişte ayrı ayrı takındıkları tavırlar, Türkiye-ABD ilişkilerinin gelecekte sert bir zeminde ilerleyebileceğini gösteriyor. Türkiye’nin son yıllarda özellikle 15 Temmuz 2016’dan sonra bölgesel olarak Amerika’dan bağımsız bir siyaset gütme çabası içinde olduğu görülmektedir. Ocak 2017’de koltuğa oturan Trump’ın görev süresi boyunca Türkiye ile ABD arasında yer yer sert gerginliklerin yaşandığı fakat bu gerginliklerin Erdoğan ile Trump arasındaki “özel bağ”…

Devamını Okuyun »

Aylık Bülten | Şubat 2021

Aylık Bülten | Şubat 2021

Afrika Serbest Ticaret Anlaşması ve Beklentiler, Karadeniz Jeopolitiğinde Küresel Satranç: ABD ve Rusya’nın Karadeniz Rekabeti, Yemen’de Savaş, İsrail’in Güvenliği Sağlanırsa Biter!, Son Dönemde Türkiye-İran İlişkilerinin Seyri, Myanmar Ülke Raporu… UGSAM Aylık Bülten | Şubat 2021 |Bültene ulaşmak için | Tıklayın

Devamını Okuyun »

Arap Yarımadasında Olası Yeni Nesil İhanet : İsrail Normalleşme Planı

Arap Yarımadasında Olası Yeni Nesil İhanet : İsrail Normalleşme Planı

Geçmişten günümüze baktığımız zaman, Müslüman coğrafyaların devlet yönetiminde de, kişisel işlerinde de en büyük zaaflarının plan ve program dâhilinde işlerini yürütememeleri olmuştur. Selçuklu’nun ve Osmanlı’nın yükseliş devirlerini bir kenara bırakacak olursak, 1000 yıldan beri süregelen eksiğimizdir aslında bu durum. Rahmetli cennetmekân Erbakan hocamız, “Her taşın altında bir Yahudi/Siyonist yoktur. Ama Yahudi/Siyonist de hiçbir taşın altını boş bırakmaz.” derdi. Şimdi, yazının başlığı İsrail – Arap ilişkileri, biz gittik planlama ve koordinasyona. “Ne alaka?” dediğinizi duyar gibiyim. M. Esat ERGENER | UGSAM Araştırmacısı | Şubat 2021Yazının tamamına ulaşmak için | Tıklayın

Devamını Okuyun »

Türkiye-Yunanistan İlişkilerinin Genel Görünümü

Türkiye-Yunanistan İlişkilerinin Genel Görünümü

Kısa Tarihi Süreç: İçinde bulunduğumuz dönem itibariyle Türk dış politikasını şekillendiren önemli unsurlardan birisi olan Türkiye-Yunanistan ilişkileri, Yunanistan’ın Osmanlı Devleti’nden bağımsızlığını kazandığı 1833 yılıyla başlar. Bağımsızlığını kazanan Yunanistan, nihai hedefi olan Megali İdea’nın da etkisiyle, zayıflayan Osmanlı Devleti’ne karşı yayılmacı bir politika gütmüş ve böylece topraklarını üç katına çıkarmıştır. Yunanistan, I. Dünya Savaşı’ndan sonra Osmanlı Devleti’nin fiilen yıkılmasının ardından Sevr Antlaşması’ndaki toprak dağılımına dayanarak Batı Anadolu’yu işgal etti. Ancak Milli Mücadele sürecinin sonunda bu topraklardan çekildi. Osmanlı’dan sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla birlikte iki ülke arasındaki ilişkiler olumlu bir seyir aldı….

Devamını Okuyun »

Bölgesel Güvenlik Krizleri Aşılabilir mi?

Bölgesel Güvenlik Krizleri Aşılabilir mi?

Devletlerin ideal rolü hakkında farklı teorisyenlerin kavramlarının doğruluğu günümüzde tartışılmaya devam etmektedir. Devletin yalnız güvenlik sağlama ile sınırlı kalması veya tüm alanlarda ana etken olmasını savunan görüşlerin arasındaki gerçeklik, vatandaşların güvenliğinin devletler tarafından güvence altında bulundurulduğudur. Yalnızca vatandaşlar değil, başka ülkelerden gelen ziyaretçiler de bu kapsamda değerlendirilmektedir. Dünya pek çok sorun ile aynı anda yüzleşirken, farklı zaman periyotları dâhilinde değişmeyen en önemli sorunlardan biri güvenlik kaygısıdır. Bu kaygı, çeşitli amaçlar uğruna şiddeti meşru gören örgütlerden geldiğinde kitlesel can ve mal kayıpları yaşanmaktadır. Bu kitlesel saldırı hareketleri coğrafyadan, dinlerden veya milliyetlerden…

Devamını Okuyun »

Arap-İsrail Anlaşmazlığının Dönüm Noktası : Camp David Antlaşması

Arap-İsrail Anlaşmazlığının Dönüm Noktası : Camp David Antlaşması

Ortadoğu’nun bugün içerisinde bulunduğu durumu anlayabilmek için bugüne kadar geçen süreçte bölgedeki aktörleri ve aktörler arasındaki ilişkileri bilememiz gerekmektedir. Hem bölgesel hem de küresel aktörlerin çekişme sahası olan Ortadoğu, 20. yüzyılda Müslüman Araplar ile İsrail arasında yaşanan savaşlara sahne olmuştur. İsrail’e karşı bir cephe oluşturan Arap ülkeleri 1948’den itibaren pek çok savaş yaşamıştır. İsrail ve Arap ülkeleri arasında yaşanan çatışmalarda ABD ve Sovyetler Birliği bu anlaşmazlıkta farklı taraflarda yer alarak bölgede var olmak isteyen iki küresel güç olmuştur. Bu araştırmada, 20. yüzyılda Ortadoğu’yu uzun yıllar meşgul eden Arap-İsrail anlaşmazlığının dönüşüme…

Devamını Okuyun »

Kıbrıs Sorunu ve Doğu Akdeniz’de Enerji Savaşları

Kıbrıs Sorunu ve Doğu Akdeniz’de Enerji Savaşları

Kıbrıs, Akdeniz’in üçüncü büyük adası. Coğrafi konum itibariyle bir uçak gemisine benzetilen ada, her dönem stratejik önem ve özelliğini korumuştur. Kıbrıs, tarih boyunca Orta Doğu’ya açılmak isteyen devletler için vazgeçilmez stratejik ve ticari bir üs olarak görülmüştür. Adayı elinde bulunduran güç her zaman etrafındaki bölgeye de hâkim olabilmiştir. Kıbrıs’ın en yakın komşusu Türkiye’dir. Kıbrıs, Türkiye açısından bölgesel jeopolitik içerisinde bulunduğu konumu itibariyle sadece kendisinin korunması açısından değil anavatanın korunması açısından da ulusal güvenliğin önemli bir teminatı özelliğini taşımaktadır. Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada Kıbrıs’ı ihmal etmesi küresel ve bölgesel politikalarda yetkin olabilmesi…

Devamını Okuyun »

Türkiye’nin Suriye Politikası

Türkiye’nin Suriye Politikası

Türkiye’nin Suriye ile olan ilişkileri 1960’lı yıllarda sorunlu bir şekilde başlamış olup, günümüzde hala devam etmekte olan birtakım sorunlar çerçevesinde gelişmektedir. Türkiye’nin Suriye politikalarını daha anlaşılır kılmak adına mevzu bahis ülke ile olan ilişkilerimizi 1980’lerden bu yana incelerken, olayların ve gelişmelerin ayrı düşünülemeyeceği ülkelere de kısaca yer verilmeye çalışılacaktır. 1980 yılından 1998 yılına kadar yokuş yukarı olan ilişkiler, Adana Mutabakatı ve Beşar Esad’ın yönetime gelmesiyle ivme kazanmış olsa da Arap Baharı sonrası Suriye’de rejim güçlerinin gerek halkına gerekse sınırına komşu ülkelere fayda getirmeyecek, bilakis zarar verecek politikalar izlemesi Türkiye’nin Suriye’ye…

Devamını Okuyun »
1 2