İran-İsrail Arasındaki Bâtıni Savaş

İran-İsrail Arasındaki Bâtıni Savaş

2020 ve 2021’de İran’ın hassas nükleer tesislerini ve ticari gemilerini hedef alan çok sayıda sabotaj eylemi, İran’ı olası suçlu olarak İsrail’i suçlamaya sevk etti. İsrail’in bu sabotaj eylemlerinde doğrudan veya dolaylı olarak ABD’den (ABD) destek alıp almadığı ise belirsiz. En son sabotaj eylemlerinden biri, 11 Nisan 2021’de tesisi besleyen elektrik şebekesindeki elektrik kesintisi nedeniyle Natanz uranyum zenginleştirme tesisinde binlerce santrifüjün imha edilmesiydi. Bu sabotajdan kaynaklanıyordu ve İran Atom Enerjisi Örgütü başkanı Ali Ekber Salehi’nin ifadesiyle bir “nükleer terörizm” eylemi oluşturuyordu. Fatih BEYAZ | UGSAM Araştırmacısı | Eylül 2021Yazının tamamına ulaşmak…

Devamını Okuyun »

Türkiye-İran-İsrail Üçgeninde Filistin

Türkiye-İran-İsrail Üçgeninde Filistin

Kudüs’te Olaylar Nasıl Başladı? : Kudüs’te Ramazan ayında, Nisan sonunda başlayan gerilim “Kudüs Günü” yaklaşırken daha da tırmandı. Cuma günü namaz kılmak üzere Mescid-i Aksa’ya giden on binlerce Filistinli, 10 Mayıs’taki “Kudüs Günü”nde bazı İsrailli grupların planladığı yürüyüşte Harem-üş Şerif’e girmemesi için üç günlük bir nöbete başladı. Ardından İsrail polisi duruma müdahale etti. İsrail güçleri, 7 Mayıs akşamı teravih namazı sırasında Mescid-i Aksa’daki cemaate ses bombaları ve plastik mermiyle müdahale etmişti. İsrail’e Kudüs’teki Şeyh Cerrah ve Mescid-i Aksa’da Filistinlilere yönelik saldırılar nedeniyle ültimatom veren Hamas, Batı Kudüs ve İsrail’in güneyine…

Devamını Okuyun »

Son Gelişmeler Işığında Kudüs Sorunu

Son Gelişmeler Işığında Kudüs Sorunu

Geçtiğimiz günler Ortadoğu’nun kanayan yarası olan Filistin İsrail sorununda yeni bir aşamaya şahitlik etti. Kudüs merkezli başlayan çatışmalar bir anda ülkenin tamamına yayıldı. Sebepleri ve sonuçları açısından bu olayların detaylı analiz edilmesi, gelişmelerin bundan sonraki sürecine de ışık tutacaktır. Kudüs’te Ramazan ayının başlarından itibaren ciddi gerginlik yaşanmaktaydı. Şehir, Şam Kapısı önündeki barikatlara karşı çıkan Müslüman nüfusla İsrail’in güvenlik birimleri arasında yaşanan arbedelere şahitlik ediyordu. Bu arbedelerin oluşturduğu yüksek tansiyon Şeyh Cerrah Mahallesi’ne İsrailli yerleşimcilerin baskın yaparak Müslüman yerli halkı dışarı atma teşebbüsü ile daha da yükseldi. Doç. Dr. Eldar HASANOĞLU…

Devamını Okuyun »

Rusya-ABD İlişkilerinin Tarihsel Seyri ve Günümüzdeki Yeri

Rusya-ABD İlişkilerinin Tarihsel Seyri ve Günümüzdeki Yeri

Sovyetler Birliği’nin dağılması ile ABD’nin hegemon güç olarak yer aldığı tek kutuplu bir sistem ortaya çıkmıştı. Rusya’nın 2008 Gürcistan müdahalesine kadar geçen süreç içerisinde, Rusya ABD’nin tek kutuplu düzenine karşı herhangi bir direniş gösterememiştir. Bu süreçte Yakın Çevre Doktrinini ilan etmiş ve bu çerçevede özellikle eski Sovyet coğrafyasında tekrardan hâkim güç konumuna gelmeye çalışmıştır. ABD ise bu dönemde dünya jandarmalığı rolünü üstlenmiş ve dünyada meydana gelen krizlere karşı tek başına müdahale etme eğiliminde olmuştur. Her ne kadar 11 Eylül saldırıları ile ABD’nin tek kutuplu dünya düzeni sona erdi tartışmaları yaşansa…

Devamını Okuyun »

Yemen’de Savaş, İsrail’in Güvenliği Sağlanırsa Biter!

Yemen’de Savaş, İsrail’in Güvenliği Sağlanırsa Biter!

Yemen’e yönelik Mart 2015’te Suud/BAE liderliğindeki koalisyon tarafından başlatılan saldırılar, altıncı yılı geride bıraktı. Pandemi korkusunun bütün dünyada insanları evlerine hapsettiği bir dönemde Yemen halkı, Amerika/İngiltere/İsrail başta olmak üzere bütün batı bloğunun desteğini arkasına almış olan düşmana karşı adeta kurtuluş savaşı vermektedir. Dünyanın en zengin Arap ülkelerinin birleşip altı sene boyunca bölgenin zaten açlık ve sefalet içindeki en fakir Arap ülkesine topyekün saldırdığı bir düzlemde yaşanan insanlık dramı ise görmezden geliniyor.İnsani Kriz Neden Konuşulmuyor? Yemen’deki savaşın insani açıdan ele alınmamasının en temel sebebi Birleşmiş Milletler’in Ocak 2017 itibariyle ölü sayısının…

Devamını Okuyun »

Trump ve Sonrası İran-İsrail-Amerika İlişkileri : Muhsin Fahrizade Suikasti

Trump ve Sonrası İran-İsrail-Amerika İlişkileri : Muhsin Fahrizade Suikasti

2020 yılı, bütün dünya açısından birçok şeyin değiştiği veya gözden geçirildiği bir yıl oldu. Bütün dünya, yılın son 3 çeyreğinde koronavirüs ile uğraşırken, aynı zamanda kendi iç dinamikleri açısından da birçok önemli olaya şahitlik ettiler. Sınır komşularımızdan İran için 2020 yılı irdelenecek olursa, Ocak ayından itibaren yaşananların İran açısından pek de iç açıcı olduğu söylenemez. Önce General Süleymani’nin ABD’ye ait bir dron aracılığı ile öldürülmesi, akabinde ekonomik yaptırımlardan kaynaklı baş gösteren ekonomik sıkıntılar, sonrasında halkın sokağa çıkması, İranlı yöneticilerin artık sesli şekilde eleştirilmesi derken Tahran için çok önemli bir yer…

Devamını Okuyun »

ABD’den Türkiye’ye Açık Düşman Muamelesi

ABD’den Türkiye’ye Açık Düşman Muamelesi

Amerika Birleşik Devletleri’nde sert tartışmalara sahne olan uzun soluklu 59. Başkanlık seçimleri maratonunun kazananı Demokrat Parti’nin adayı Joe Biden oldu. Başta Biden olmak üzere yeni ABD yönetimindeki isimlerin Türkiye ile ilgili meselelerde geçmişte ayrı ayrı takındıkları tavırlar, Türkiye-ABD ilişkilerinin gelecekte sert bir zeminde ilerleyebileceğini gösteriyor. Türkiye’nin son yıllarda özellikle 15 Temmuz 2016’dan sonra bölgesel olarak Amerika’dan bağımsız bir siyaset gütme çabası içinde olduğu görülmektedir. Ocak 2017’de koltuğa oturan Trump’ın görev süresi boyunca Türkiye ile ABD arasında yer yer sert gerginliklerin yaşandığı fakat bu gerginliklerin Erdoğan ile Trump arasındaki “özel bağ”…

Devamını Okuyun »

Aylık Bülten | Şubat 2021

Aylık Bülten | Şubat 2021

Afrika Serbest Ticaret Anlaşması ve Beklentiler, Karadeniz Jeopolitiğinde Küresel Satranç: ABD ve Rusya’nın Karadeniz Rekabeti, Yemen’de Savaş, İsrail’in Güvenliği Sağlanırsa Biter!, Son Dönemde Türkiye-İran İlişkilerinin Seyri, Myanmar Ülke Raporu… UGSAM Aylık Bülten | Şubat 2021 |Bültene ulaşmak için | Tıklayın

Devamını Okuyun »

Arap Yarımadasında Olası Yeni Nesil İhanet : İsrail Normalleşme Planı

Arap Yarımadasında Olası Yeni Nesil İhanet : İsrail Normalleşme Planı

Geçmişten günümüze baktığımız zaman, Müslüman coğrafyaların devlet yönetiminde de, kişisel işlerinde de en büyük zaaflarının plan ve program dâhilinde işlerini yürütememeleri olmuştur. Selçuklu’nun ve Osmanlı’nın yükseliş devirlerini bir kenara bırakacak olursak, 1000 yıldan beri süregelen eksiğimizdir aslında bu durum. Rahmetli cennetmekân Erbakan hocamız, “Her taşın altında bir Yahudi/Siyonist yoktur. Ama Yahudi/Siyonist de hiçbir taşın altını boş bırakmaz.” derdi. Şimdi, yazının başlığı İsrail – Arap ilişkileri, biz gittik planlama ve koordinasyona. “Ne alaka?” dediğinizi duyar gibiyim. M. Esat ERGENER | UGSAM Araştırmacısı | Şubat 2021Yazının tamamına ulaşmak için | Tıklayın

Devamını Okuyun »

Suriye’de Bilek Güreşi : ABD ve Rusya’nın Suriye Mücadelesi

Suriye’de Bilek Güreşi : ABD ve Rusya’nın Suriye Mücadelesi

2011 yılı itibariyle Ortadoğu’da ve Kuzey Afrika’da başlayan otoriter rejimlere karşı halk hareketleri ‘Arap Baharı’ olarak isimlendirilmektedir. Bu halk hareketleri dalgası uğradığı ülkelerde çeşitli sonuçlar doğurmuştur. Suriye, bu isyan dalgasında içinden çıkılamaz bir kaosa dönüşmüş durumdadır. Suriye’de aynı yılın Mart ayında başlayan hareketler yerel aktörlerin çoğalması ve bölgeye küresel güçlerin müdahil olması ile karmaşık bir yapıya bürünmüştür. Bölgenin önemli ulaşım ve iletişim ağları üzerinde olması aynı zamanda bölgede petrol gibi önemli kaynakların varlığı bu coğrafyanın taşıdığı stratejik önemi artırmaktadır. Bu durum ise bölgedeki çatışmada tarafgir güçlerin iştahını kabartmaktadır. Bununla birlikte…

Devamını Okuyun »

Devrim Sonrası İran’ın Ortadoğu’daki Yumuşak Güç Unsuru Olarak Medya

Devrim Sonrası İran’ın Ortadoğu’daki Yumuşak Güç Unsuru Olarak Medya

İran Medyasının Ortadoğu’daki yansımasına bakmadan önce şüphesiz Medya Kavramını anlamlandırmak ve nitelendirmek gerekir. Medya TDK kaynaklarında Radyo, Televizyon, Gazete, Dergi vb. iletişim ve yayın organlarının tamamına verilen ad olarak tanımlansa da günümüzde bu kavram Yasama Yürütme ve Yargıdan sonra 4. Büyük güç olarak bilinmektedir. Nitekim medya gerektiğinde halk adına hükümeti denetleme görevini üstlenmiştir. Amerikan sosyolog Robert E. Park, Hulteng ve Nelson’a göre, dördüncü güç kavramını gazete/basın için ilk olarak Lord Thomas Babington Macaulay 1828’de “Hallam’s Constitutional History” adlı makalesinde kullanmıştır. Fatih YONCALIK | UGSAM Araştırmacısı | Aralık 2020Yazının tamamına ulaşmak…

Devamını Okuyun »

Arap-İsrail Anlaşmazlığının Dönüm Noktası : Camp David Antlaşması

Arap-İsrail Anlaşmazlığının Dönüm Noktası : Camp David Antlaşması

Ortadoğu’nun bugün içerisinde bulunduğu durumu anlayabilmek için bugüne kadar geçen süreçte bölgedeki aktörleri ve aktörler arasındaki ilişkileri bilememiz gerekmektedir. Hem bölgesel hem de küresel aktörlerin çekişme sahası olan Ortadoğu, 20. yüzyılda Müslüman Araplar ile İsrail arasında yaşanan savaşlara sahne olmuştur. İsrail’e karşı bir cephe oluşturan Arap ülkeleri 1948’den itibaren pek çok savaş yaşamıştır. İsrail ve Arap ülkeleri arasında yaşanan çatışmalarda ABD ve Sovyetler Birliği bu anlaşmazlıkta farklı taraflarda yer alarak bölgede var olmak isteyen iki küresel güç olmuştur. Bu araştırmada, 20. yüzyılda Ortadoğu’yu uzun yıllar meşgul eden Arap-İsrail anlaşmazlığının dönüşüme…

Devamını Okuyun »
1 2 3