Kıbrıs Sorunu ve Doğu Akdeniz’de Enerji Savaşları

Kıbrıs Sorunu ve Doğu Akdeniz’de Enerji Savaşları

Kıbrıs, Akdeniz’in üçüncü büyük adası. Coğrafi konum itibariyle bir uçak gemisine benzetilen ada, her dönem stratejik önem ve özelliğini korumuştur. Kıbrıs, tarih boyunca Orta Doğu’ya açılmak isteyen devletler için vazgeçilmez stratejik ve ticari bir üs olarak görülmüştür. Adayı elinde bulunduran güç her zaman etrafındaki bölgeye de hâkim olabilmiştir. Kıbrıs’ın en yakın komşusu Türkiye’dir. Kıbrıs, Türkiye açısından bölgesel jeopolitik içerisinde bulunduğu konumu itibariyle sadece kendisinin korunması açısından değil anavatanın korunması açısından da ulusal güvenliğin önemli bir teminatı özelliğini taşımaktadır. Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada Kıbrıs’ı ihmal etmesi küresel ve bölgesel politikalarda yetkin olabilmesi…

Devamını Okuyun »

Türkiye’nin Suriye Politikası

Türkiye’nin Suriye Politikası

Türkiye’nin Suriye ile olan ilişkileri 1960’lı yıllarda sorunlu bir şekilde başlamış olup, günümüzde hala devam etmekte olan birtakım sorunlar çerçevesinde gelişmektedir. Türkiye’nin Suriye politikalarını daha anlaşılır kılmak adına mevzu bahis ülke ile olan ilişkilerimizi 1980’lerden bu yana incelerken, olayların ve gelişmelerin ayrı düşünülemeyeceği ülkelere de kısaca yer verilmeye çalışılacaktır. 1980 yılından 1998 yılına kadar yokuş yukarı olan ilişkiler, Adana Mutabakatı ve Beşar Esad’ın yönetime gelmesiyle ivme kazanmış olsa da Arap Baharı sonrası Suriye’de rejim güçlerinin gerek halkına gerekse sınırına komşu ülkelere fayda getirmeyecek, bilakis zarar verecek politikalar izlemesi Türkiye’nin Suriye’ye…

Devamını Okuyun »

11 Eylül Saldırıları Sonrası ABD Dış Politikası ve Türkiye İlişkileri

11 Eylül Saldırıları Sonrası ABD Dış Politikası ve Türkiye İlişkileri

1 Mart, 2003 Tezkeresi : Amerika Birleşik Devleti 11 Eylül Saldırıları sonrası Irak işgalinde kendine müttefik arıyordu ve o yüzden Türkiye’yi yanına çekmeye çalışıyordu. Amerika bir taraftan Ankara’nın askeri Tezkeresini bir an önce çıkarması için baskı uygularken diğer taraftan da iki ülke heyetlerinin yaptığı uzlaşma görüşmelerinde Türkiye’nin taleplerini kabul etmekten kaçınıyordu. İki ülke arasında müzakereler üç farklı konuda yürütülmüş olsa da askeri bir müdahalenin var olması, askeri müzakereleri önemli kılmıştır. Bu anlamda askeri müzakereler ABD’nin talepleri şu hususlarda şekillenmiştir: Irak operasyonunda Kuzey cephesinin açılması doğrultusunda ABD, Türkiye’den ABD ve koalisyon…

Devamını Okuyun »

Bir İktisadi Buhran Örneği Olarak; Lübnan Çıkmazı

Bir İktisadi Buhran Örneği Olarak; Lübnan Çıkmazı

Oldukça kozmopolit bir nüfus yapısına sahip olan Lübnan’da son günlerde sular durulmak bilmiyor. Özellikle başkent Beyrut’ta ülkenin içerisinde bulunduğu iktisadi buhran sebebiyle başlayan hayat pahalılığı protestolarına Covid-19 salgını dahi engel olamamakta ve halk toplu yürüyüşler düzenlemektedir. Özellikle mevcut nüfus çeşitliliğinin sebep olduğu ülke içi siyasi kriz ve bu krizin tetiklediği 1975-1990 yılları arasındaki iç savaş ile birlikte sürekli çalkantılı halde ilerleyen ekonomik durumun çöküşü, Covid-19 virüs salgını nedeniyle çöken küresel ekonomik sistem ile Lübnan’da daha da görünür hale geldi. Son günlerde medyanın dikkatini çeken Lübnan’daki halk ayaklanmalarının temasını her ne…

Devamını Okuyun »

Doğu Akdeniz Bağlamında Türkiye-AB İlişkileri

Doğu Akdeniz Bağlamında Türkiye-AB İlişkileri

Enerji Çıkmazından Önce AB ve Kıbrıs : AB; Kıbrıs’ın paylaşılması konusunda GKRY’nin aşamalı bir şekilde birliğe dâhil olmasına dek konuyla doğrudan bir alakası bulunmaması nedeniyle aktif ve belirleyici bir role sahip olmamış, bir gözlemci konumunda kalmıştır. Üç garantör devletten İngiltere ve Türkiye’nin rolünü pasif bir duruma düşürmek istediği anlaşılan GKRY, AB’ye dâhil olmayı bu amacın gerçekleştirilmesi için araç olarak görmüş ve 1972’de AB ile görüşmelere başlamıştır. 1981 yılında Yunanistan’ın birliğe tam üye olması AB’yi zamanla sürece dâhil etmiştir. Daha sonra 3 Temmuz 1990’da GKRY, adanın tamamını temsilen AB’ye üyelik başvurusunda…

Devamını Okuyun »

Ülke Raporları | Türkiye

Ülke Raporları | Türkiye

Coğrafi Konumu ve Özellikleri : Türkiye, iki kıta arasında köprü vazifesi gören nadir ülkelerdendir. Üç tarafı denizlerle –Karadeniz, Ege Denizi ve Akdeniz- çevrili olan Türkiye; kuzeybatıda Bulgaristan ve Yunanistan; doğuda Gürcistan, Ermenistan, Nahcivan Özerk Bölgesi (Azerbaycan) ve İran; güneydoğuda Irak ve Suriye ile komşudur. Asya, Avrupa, Akdeniz, Ortadoğu ve Kafkasya’nın kavşak noktası olan Türkiye, hiç şüphesiz eşsiz bir konuma sahiptir. Türkiye topraklarının yükseltisi çoktur. Ülkenin en yüksek noktası olan Ağrı Dağı 5,167 metre yüksekliği ile dünyadaki yüksek dağlar arasında yerini almaktadır. Fırat, Dicle ve Kızılırmak gibi önemli ırmaklara da ev…

Devamını Okuyun »

Irak’ta Hükûmet Krizi

Irak’ta Hükûmet Krizi

Özellikle Trump’ın ABD Başkanlığına seçilmesinden sonra dünya gündemine oturan ABD-İran çekişmesinin fiiliyata döküldüğü yer olmaya devam eden Irak’ta, Mayıs 2018 genel seçimleriyle beraber yeni bir siyasi kriz başlamış, bu seçimlerin ardından bir süre hükûmeti kuracak isim hakkında bir karara varılamamıştı. Ekim ayının başlarında eski Petrol Bakanı Adil Abdülmehdi’nin hükûmeti kurmasına karar verilmişti. ABD işgâli ve Saddam Hüseyin’in devrilmesiyle beraber siyasi otorite bakımdan zayıflamış olan Bağdat’ta, parlamento dışından hükûmeti kurmuş olan Adil Abdülmehdi, seçimlerden beş ay sonra 25 Ekim 2018’de güvenoyu oylamasının tamamlanmasıyla Irak Başbakanı seçilmişti. Aradan yaklaşık bir yıl geçti….

Devamını Okuyun »

Suriye Çıkmazı

Suriye Çıkmazı

Suriye’de Devlet Dışı Aktörlerin Kimlik İnşası ve Suriyeli Sığınmacılar Günümüzde kimi akademisyenler Ortadoğu’nun içinde bulunduğu durumun tek sorumlusunun, Batı’nın kimlik üzerinden inşa edip desteklediği devlet dışı aktörler olduğu inancındadırlar. Bu çerçeveden bakıldığında, söz konusu devlet dışı aktörlerin temel faktörünün kimlik bilinci olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla gerçekleştirilen her eylemin kimlik mefhumu bağlamında ele alınması daha doğru olacaktır. Öyle ki 2010 yılında Tunuslu bir esnafın kendini yakmasıyla başlayan “Arap Baharı” protestoları dahi etnisite bağlamında isimlendirilmiş ve adına “Arap Baharı” denmiştir. Suriyeli Sığınmacılarda Kimlik Bilinci Hiç şüphesiz Arap Baharından en çok etkilenen ülkelerin başında,…

Devamını Okuyun »

İngiltere-Türkiye İlişkileri : Musul Sorunu Analizi

İngiltere-Türkiye İlişkileri : Musul Sorunu Analizi

Osmanlı Devleti ve Irak ( Musul ) : Irak ile Osmanlı ilişkileri köklü bir geçmişe dayanmaktadır. “Irak” adını 20. Yüzyılın başlarında alacak olan bu devlet o yıllarda Osmanlı tarafından üç vilayete bölünmüş şekilde yönetilmekteydi: Musul, Bağdat ve Basra. Osmanlı devleti asırlarca yönettiği bu vilayetleri 17. Yüzyıl itibari ile gücünü kaybetmeye başlaması sonucu yavaş yavaş yitirmektedir. Bu konuya daha bütüncül yaklaşacak olursak Osmanlı Devleti’nin o dönemde nasıl bir durumda olduğunu anlamak için kısaca dönemin şartlarını incelememiz gerekmektedir. Osmanlı Devleti 18. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren askeri ve politik olarak çok zayıflamıştır. Fransız…

Devamını Okuyun »

Yüzyılın Anlaşması : İsrail-Filistin İlişkileri

Yüzyılın Anlaşması : İsrail-Filistin İlişkileri

Filistin,  ümmetin kanayan yarası. Bu topraklarda tarih boyunca kan ve gözyaşı hiç durmadı. Kudüs’ün, Hz. Ömer (r.a.) tarafından miladi 638 tarihinde fethedilmesinden 1918 tarihine kadar bu kutsal bölge Müslümanların yönetiminde kalmıştır. Sadece I. Haçlı Seferi’nde Kudüs bir süre (80 küsur yıl) Hıristiyanların eline geçmiş fakat Selahattin Eyyübi tarafından 1187 tarihinde tekrar fethedilmiştir. Hz. Ömer (r.a.) devrinden sonra, Memluklular, Eyyubiler, Selçuklular ve son olarak da Osmanlılar tarafından barış ve huzur içinde idare edilen Kudüs, bugün Haçlıların himayesindeki Siyonistler tarafından zulüm ve gözyaşının eksik olmadığı bir bölge haline gelmiştir.400 yıl boyunca Osmanlı…

Devamını Okuyun »

Haçlı Zihniyetinin İzini Sürmek

Haçlı Zihniyetinin İzini Sürmek

Batı Dünyası ve Bugünkü Ortadoğu : Geçtiğimiz bin yılın başları dünya tarihinin en önemli olaylarından birine şahitlik etti. ‘Haçlı Seferleri’ olarak kayıtlara geçmiş bu süreç, yalnız kendi zamanını değil, kendisinden sonraki tüm çağları da etkileyerek günümüz dünyasını inşa etti. Şüphesiz bu tezi doğrulayacak yüzlerce örnek, seferlerin başlamasından itibaren tarih sayfalarına ilmek ilmek dokunarak bugüne kadar kesintisiz bir şekilde gelebilmiştir. Haçlı seferlerinin sebepleri ve sonuçları siyasi, sosyal ve ekonomik açıdan çok çeşitli olsa da doğurmuş olduğu zihniyet, yüzyıllar boyunca Batı toplumlarının düşünce dünyasını hem fikri hem de fiilli anlamda kurmuştur. Bu…

Devamını Okuyun »
1 2