Rusya’nın Afrika’ya Dönüşü

Rusya’nın Afrika’ya Dönüşü

Rus paralı asker grubu olarak tanımlayabileceğimiz Wagner’in adını Libya’daki iç savaş sırasında sıkça duyduk. Hafter güçlerine yardım amacıyla ülkeye gelen ve kendi askeri donanımlarını kullanan Wagner, 1200 savaşçısı ile birlikte Libya’da önemli bir rol oynadı. Elbette böyle bir “şirketin”, demokrasiyi koruma ya da ülkedeki pozisyonu istikrarlı hale getirme adına bir bölgeye yerleşmeyeceği herkesin malumu. Kaldı ki Libya’daki petrol sahaları ve Doğu Akdeniz’de etkin olma fırsatı, Libya’nın istikrarından daha ilgi çekici gözüküyor. Ensar KÜÇÜKALTAN | UGSAM Afrika Araştırmaları Direktörü | Mayıs 2022Yazının tamamına ulaşmak için | Tıklayın

Devamını Okuyun »

Ukrayna-Rusya Savaşının Din Cephesi: Ortodoks Kiliseleri

Ukrayna-Rusya Savaşının Din Cephesi: Ortodoks Kiliseleri

İngiliz yönetmen Sir Ridley Scott’ın (1937-…) yönettiği ve 2005 yılında gösterime giren “Cennetin Krallığı (Kingdom of the Heaven)” filmi Batı sanat tarihinde, Doğu’nun anlamlandırılması açısından en önemli köşe taşlarından biridir. 2000 yapımı “Gradyatör (Gladiator)” filminin de yönetmeni olan Scott, Cennetin Krallığı filminde, Selahattin Eyyübi karakteriyle Doğu toplumlarının rasyonelliği ve medeniyete kattığı değeri, yaşadığı çağa uygun olarak aktarmaya çalışırken, idealize edilmiş Batı söylemlerinin insan faktörüyle nasıl iktidar mücadelesine dönüştüğünü çarpıcı bir biçimde anlatmıştır. Oryantalist fantezilerden uzak 12. yüzyıl anlatısında yönetmen, kutsallık adına yeryüzünde ne tür çirkinliklerin yapıldığını güzel bir silsileyle işlemiştir….

Devamını Okuyun »

Rusya-Ukrayna Savaşının Dünya Ekonomisine Etkileri

Rusya-Ukrayna Savaşının Dünya Ekonomisine Etkileri

Rusya-Ukrayna arasındaki kriz son dönemlerde zirve noktasına ulaşmış olsa da iki ülke arasındaki gerilim pek de yeni sayılmaz. 1991 yılında SSCB’nin dağılmasıyla bağımsızlığını ilan eden ülkelerden biri olan Ukrayna, SSCB’den ayrılıp bağımsızlığını ilan eden diğer ülkeler gibi Rusya’nın çok yönlü yaptırımlarına maruz kalmıştır. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra dünyada güç dengelerinin değişmesiyle oluşan yenidünya düzeninde yeni adıyla yer alan Rusya Federasyonu, eski SSCB ülkelerini kontrolü altında bulundurmayı ulusal bir politika haline getirmiştir. Rusya bu ülkeler ile diplomatik, ekonomik, kültürel yakınlık kurmak ve sürdürmek için çeşitli politikalar uygulamıştır. “Bu ülkelerin diğer dünya…

Devamını Okuyun »

Küresel Bir Nefret İdeolojisi: İslamofobi

Küresel Bir Nefret İdeolojisi: İslamofobi

İslam karşıtı söylemler, hukuki yaptırımlar ve Müslümanlara yönelik şiddet eylemleri küresel medyada her geçen gün daha fazla yer ediniyor. İslam ve Müslümanlar ile alay eden edebiyat ve sinema eserleri ödüllendiriliyor. “İslamofobi” kavramı ile daha sık karşılaşıyoruz. Üstelik öncesinde Avrupa ve Amerika gibi belirli bölgelerde gerçekleşen olaylar artık herhangi bir coğrafya ile sınırlandırılamayacak kadar küreselleşmiş durumdadır. Özellikle Müslüman nüfusun azınlıkta kaldığı ülkelerde yükselişe geçen İslam karşıtlığı, bu dine mensup inananlar için hayatı her geçen gün daha da zor kılmaktadır. Yahudiler, Afrikalılar ya da bir başka grup için ağıza alınmayacak sözler Müslümanlar…

Devamını Okuyun »

Dış Politikada Siyasal Söylem ve Tehdit İnşası

Dış Politikada Siyasal Söylem ve Tehdit İnşası

Uluslararası siyasetin aktörleri devletler ya da kurumlardır fakat bu yapıların hepsi bireyler tarafından yönetilmektedir. Bireyler ise uluslararası siyasette etkin rol oynarken tamamen kendi düşüncelerinden ve algılarından soyutlanmış bir biçimde davranış sergilemez. Bu nedenle uluslararası siyaset bireylerin algıları ve söylemleri üzerinden şekillenebilmektedir. Fatih BEYAZ | UGSAM Araştırmacısı | Nisan 2022Yazının tamamına ulaşmak için | Tıklayın

Devamını Okuyun »

Ukrayna-Rusya Savaşı ve Yeni Dünya Düzeni

Ukrayna-Rusya Savaşı ve Yeni Dünya Düzeni

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasının ne manaya geldiğini anlamaya çalışıyoruz. Ülkemizde konuya hâkim pek çok uzmanın derinlemesine analizler yaptığını görüyoruz. Bunula birlikte Machiavelli’e taş çıkaracak şekilde, ulusal menfaat veya ideoloji adına, her türlü ahlaki ilkeyi yok sayan bakış açılarının da yüksek perdeden dillendirildiğine şahit oluyoruz. Hâlbuki ahlaki kaybın hiç bir maddi kazançla telafi edilemeyeceği açıktır. Uluslararası ilişkiler çalışan biri olarak elbette realist olguların farkındayım. Ancak bizlerin, birey devlet ikileminde, bireyin tarafında yer alarak mekanik devlet düşünce ve eylemlerine ahlaki değerler veya engeller koymamız gerektiğine inanıyorum. Ülke menfaati için ne gerekiyorsa yapılmalıdır diyerek…

Devamını Okuyun »

Rusya’nın Müdahaleci Politikası ve Kazakistan

Rusya’nın Müdahaleci Politikası ve Kazakistan

Yılın son günlerinde tüm dünya Ukrayna’ya odaklanmışken yeni yılın ilk haberi Kazakistan’dan geldi. Yeni yılda uygulamaya konulan sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) fiyatlarındaki artışı gerekçe gösteren protestocular Kazakistan’ın batısında Mangistau bölgesindeki Zhanaozen ve Aktau kasabalarında protestolara başladılar. Polisin biber gazı kullanarak göstericileri dağıtmaya çalışması işe yaramadı. Bir kaç gün içinde gösteriler büyüdü ve tüm ülkeye yayıldı. Özellikle ülkenin diğer ucunda, Almata’da şiddet olaylarına dönüştü ve gösteriler kontrolden çıktı. Dr. Ömer AKPINAR | UGSAM Araştırmacısı | Mart 2022Yazının tamamına ulaşmak için | Tıklayın

Devamını Okuyun »

Çin-Türkiye İlişkilerinin Son Yılları

Çin-Türkiye İlişkilerinin Son Yılları

2013 yılından bu yana Çin, Almanya ve Rusya’dan sonra Türkiye’nin üçüncü en büyük ihracatçısı oldu. Türkiye Rusya’dan doğal gaz, Almanya’dan teknoloji ve sanayi ürünleri ithal etmektedir. Türkiye enerji ve teknolojideki ithalatını bu iki ülkeden ağırlık olarak karşılamaktayken Çin’de Türkiye pazarı için önemli bir tedarikçi ülkedir. 2013’ten 2020’ye kadar Çin’in Türkiye’ye ihracatı 163,3 milyar dolar iken aynı dönemde Türkiye’nin Çin’e ihracatı sadece 23,3 milyar dolar olmuştur. Cari açık yılda yaklaşık 17 milyar dolar ile Çin lehinedir. Çin dünyanın en büyük ihracatçısı olan ülke konumundadır. Türkiye, Çin’in ihracat yaptığı ülkeler listesinde 16….

Devamını Okuyun »

Kafkasya’da Altılı Platform Ne Derece İşlevsel?

Kafkasya’da Altılı Platform Ne Derece İşlevsel?

İçinde bulunduğumuz günlerde, ABD ve Rusya ile olan ilişkilerin dış politikasında önemli ölçüde belirleyici olduğu ve bu bağlamda her iki küresel aktörle de hassas ve dengeli ilişkiler kurma çabasında olan Türkiye’nin bu çabasının beklenen işlevi yerine getirmediği artık şüphe götürmez bir gerçek hâlini almış durumdadır. ABD’yle ilişkilerini -genel geçer politikası düşünüldüğünde- kendisi için ideal olan bir seviyede tutmayı başaramayan Türkiye, bu durumdan olumsuz etkileneceğini öngörmüş ve neticede etkinlik gösterebileceği, Şangay İşbirliği Örgütü gibi alternatif sahalar aramaya başlamıştır. Bu anlamda Türkiye, başta Dağlık Karabağ Sorunu olmak üzere bölge ülkelerinin pek çok…

Devamını Okuyun »

Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi

Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi

Hafta sonu ülkemiz tarihi bir zirveye ev sahipliği yaptı. İkincisi Ekvator Gine’sinde gerçekleşen Türkiye-Afrika ortaklık zirvesinin üçüncüsü İstanbul’da gerçekleşti. 39 ülkenin katılım gösterdiği zirve oldukça yerinde ve zamanında gerçekleşmiş oldu. Uzun zamandır Afrika’dan uluslararası topluma bazı itiraz sesleri yükseliyor. Özellikle uluslararası alandaki Batılı hâkimiyetine yönelik itirazların güçlü bir şekilde yükseltildiği bir dönemde bu zirvenin İstanbul’un ev sahipliğinde yapılmış olması çok büyük anlamlar taşıyor. Katılımın niteliği de ilginin oldukça yüksek olduğunu gösteriyor. İsmail Mansur ÖZDEMİR | USSAP Başkanı | Şubat 2022Yazının tamamına ulaşmak için | Tıklayın

Devamını Okuyun »

Dünya Eşitsizlik Raporu Üzerine Bir Değerlendirme

Dünya Eşitsizlik Raporu Üzerine Bir Değerlendirme

Eşitlik, tek başına adalet değildir. Adalet; içerisinde eşitlik olgusunun da yer aldığı ahlâki seciyelerin bir bütünüdür. Zira, adalet insanların neyi hak ettikleriyle ilgili bir kavramdır. Buradan hareketle, adaletin ancak hakkın teslim edilmesi suretiyle tesis edilebileceği söylenebilir. Bununla birlikte, “hak” ve “hakkı üstün tutma” bağlamında eşitlik, adaletin tesis edilip edilmediğine ilişkin en önemli göstergelerin başında gelmektedir. İnsanoğlu, yaratılışından itibaren adil bir düzene ihtiyaç duymaktadır. Adil Düzen, yeryüzüne hakkın hâkim olduğu dönemlerde tesis edilebilmiştir. Yeryüzüne hakkın hâkim olmadığı, yani adil bir düzenin tesis edilemediği dönemler de ise yeryüzüne emeklerini sömürmek suretiyle insanları…

Devamını Okuyun »

Ukrayna-Rusya Krizi: Sebepler ve Son Durum

Ukrayna-Rusya Krizi: Sebepler ve Son Durum

Kuzeyden gelen Vikingler, Volga ve Dinyeper nehirleri arasındaki ticaret yollarından pay almaya başladıklarında Hazar Devleti’nin (7. ve 11. Yüzyıllar arası yaşayan tarihteki ilk ve tek Yahudi Türk devleti) Kiev’de bir karakolu vardı. Hazarlar Kiev’in kuzeyini, yani Kiev’den yukarıya devam eden uçsuz bucaksız ormanlık alanları kontrol edemiyordu. Azak Denizi’ne dökülen Don Nehri ile Hazar’a dökülen Volga Nehri arasındaki en kısa mesafede kurulan Sarkel Kalesi zaten Hazarların elindeydi. Dolayısıyla İpek Yolu’nun tamamı Hazarların kontrolündeydi ve şimdi kuzeyden gelen Viking soylu Slavlar, bu ticaretten pay istiyorlardı. Ama onların dünyasında ticaret ile yağma aynı…

Devamını Okuyun »

Nükleer Enerji Ekseninde Batı-İran İlişkileri

Nükleer Enerji Ekseninde Batı-İran İlişkileri

Batı-İran ilişkileri geçmişten günümüze anlaşmazlıklar ve çatışmalarla doludur. Batı-İran ilişkilerinin bu denli çatışmalarla dolu olmasının birçok mühim nedeni vardır. ABD, İsrail, İngiltere gibi güçlü ülkelerden çeşitli nedenlerle İran’a yapılan askeri müdahaleler bilmukabele İran’ın sert tutumları bu anlaşmazlığın en somut nedenlerindendir. Mamafih bu anlaşmazlığın tek nedeni askeri saldırı ve müdahaleler de değildir. ABD başta olmak üzere birçok Batı ülkesinin İran’a uyguladığı ambargolar da Batı-İran ilişkilerini menfi yönde etkilemektedir. Batı-İran ilişkilerinde askeri müdahale, ekonomik yaptırımlar ve ambargolar ile birlikte diplomatik alanda da anlaşmazlıklar mevcuttur. ABD en yakın ortağı İsrail ile birlikte yapacağı…

Devamını Okuyun »

Bosna Hersek’teki Hassas Gelişmeler ve Tezkerenin Anlamı

Bosna Hersek’teki Hassas Gelişmeler ve Tezkerenin Anlamı

Yurt dışına asker gönderme konusundaki tezkerenin tartışıldığı günlerde Balkanlardan adeta cevap niteliğinde bir ses yükseldi. Bosna Hersek’te zayıf ve anlamsız Dayton Anlaşması’nın zorunlu ve sorunlu bir sonucu olarak ortaya çıkan iki entiteden biri olan Sırp Cumhuriyeti lideri Milorad Dodik oldukça cüretkâr bir açıklama ile dünyaya meydan okudu. İsmail Mansur ÖZDEMİR | USSAP Başkanı | Ocak 2022Yazının tamamına ulaşmak için | Tıklayın

Devamını Okuyun »

ABD-Çin Rekabeti

ABD-Çin Rekabeti

ABD İkinci Dünya Savaşı’nın ardından küresel iktidar olma rekabetini uzun yıllar Sovyet Rusya karşısında göstermiştir. Sovyet Rusya ve ABD’nin “Soğuk Savaş” adı altında çift kutuplu bir dünya siyaseti icra ettikleri günlerde Asya’da bir dev uykusundan uyanmaya çalışıyordu. Ancak bu devin uyanması SSCB’nin dağılmasının ardından gerçekleşti. 2000’li yıllardan sonra hızla yükselişe geçen Çin, dünya siyasetinde ve ekonomisinde en önemli rol oynayan aktörler arasına girmiş, hatta sistemdeki diğer “Süper Güç” diye adlandırdığımız küresel siyasetin aktörlerini tehdit eder hale gelmiştir. Bugün ise ABD-Çin rekabetinin geleceği ve rekabeti birçok ülkeyi etkilemektedir. Fatih BEYAZ |…

Devamını Okuyun »
1 2 3 5