İran-İsrail Arasındaki Bâtıni Savaş

İran-İsrail Arasındaki Bâtıni Savaş

2020 ve 2021’de İran’ın hassas nükleer tesislerini ve ticari gemilerini hedef alan çok sayıda sabotaj eylemi, İran’ı olası suçlu olarak İsrail’i suçlamaya sevk etti. İsrail’in bu sabotaj eylemlerinde doğrudan veya dolaylı olarak ABD’den (ABD) destek alıp almadığı ise belirsiz. En son sabotaj eylemlerinden biri, 11 Nisan 2021’de tesisi besleyen elektrik şebekesindeki elektrik kesintisi nedeniyle Natanz uranyum zenginleştirme tesisinde binlerce santrifüjün imha edilmesiydi. Bu sabotajdan kaynaklanıyordu ve İran Atom Enerjisi Örgütü başkanı Ali Ekber Salehi’nin ifadesiyle bir “nükleer terörizm” eylemi oluşturuyordu. Fatih BEYAZ | UGSAM Araştırmacısı | Eylül 2021Yazının tamamına ulaşmak…

Devamını Okuyun »

Nükleer Anlaşma Yeniden mi Doğuyor?

Nükleer Anlaşma Yeniden mi Doğuyor?

Dünya siyaseti ile ilgili okuma yapanlar 14 Temmuz 2015 tarihini çok iyi hatırlarlar. İran dışişleri bakanı Cevad Zarif ve Avrupa Birliği dışişleri yüksek temsilcisi Federica Mogherini’nin İran ile diğer altı ülke arasında resmi olarak nükleer anlaşmaya vardığını duyurduğu tarihtir o tarih. O gün Viyana’da İran’ın yanı sıra İngiltere, Çin, Fransa, Rusya, ABD ve Almanya tarafından ilk cümlesi kalın harflerle “Bugün, tarihi bir gün” ifadesi ile başlayan ortak bir deklarasyon yayınlanmıştı. “İran’ın nükleer meselesi ile ilgili anlaşmaya vardık” ifadesi ile devam eden deklarasyon, temmuz ayında Kapsamlı Ortak Eylem Planı adlı bir…

Devamını Okuyun »

İran-Çin Anlaşması Ne Anlama Geliyor?

İran-Çin Anlaşması Ne Anlama Geliyor?

27 Mart 2021 günü İran ve Çin arasında imzalanan “25 Yıllık Kapsamlı İş Birliği Anlaşması” hem bölge ülkeleri hem de küresel aktörler tarafından tartışılmaya başlandı. Her ne kadar detaylar paylaşılmasa dahi öncesinde basında konuşulan taslağın2 büyük oranda aynı kaldığına yüksek bir ihtimal olarak bakılmaktadır. Petrol ve doğalgaz ticaretinden, ulaşım ağlarının altyapı çalışmalarına, uluslararası bankacılıktan savunma teknolojilerine kadar çeşitli alanlarda bilgi/tecrübe aktarımı ve işbirliğini öngören anlaşma, iki ülkenin dışişleri bakanlıkları tarafından Tahran’da imzalandı. Hem taraf olan iki ülke hem de bölgedeki yerel ve küresel aktörler için büyük önem taşıyan anlaşma, eğer…

Devamını Okuyun »

Rusya-ABD İlişkilerinin Tarihsel Seyri ve Günümüzdeki Yeri

Rusya-ABD İlişkilerinin Tarihsel Seyri ve Günümüzdeki Yeri

Sovyetler Birliği’nin dağılması ile ABD’nin hegemon güç olarak yer aldığı tek kutuplu bir sistem ortaya çıkmıştı. Rusya’nın 2008 Gürcistan müdahalesine kadar geçen süreç içerisinde, Rusya ABD’nin tek kutuplu düzenine karşı herhangi bir direniş gösterememiştir. Bu süreçte Yakın Çevre Doktrinini ilan etmiş ve bu çerçevede özellikle eski Sovyet coğrafyasında tekrardan hâkim güç konumuna gelmeye çalışmıştır. ABD ise bu dönemde dünya jandarmalığı rolünü üstlenmiş ve dünyada meydana gelen krizlere karşı tek başına müdahale etme eğiliminde olmuştur. Her ne kadar 11 Eylül saldırıları ile ABD’nin tek kutuplu dünya düzeni sona erdi tartışmaları yaşansa…

Devamını Okuyun »

Enstitülerin Devletlerle İşbirliği: Tavistock Enstitüsü Çalışmaları

Enstitülerin Devletlerle İşbirliği: Tavistock Enstitüsü Çalışmaları

1947’de kurulan Tavistock Enstitüsü, sosyal bilimlerdeki araştırmaları profesyonel uygulamalarla birleştirmeyi amaçlayan bağımsız, kar amacı gütmeyen bir kuruluştur. Ulusal ve uluslararası tüm sektörlerde hükümet, sanayi ve ticaret, sağlık ve refah, eğitim, vb – kurum oluşturma ve organizasyonel tasarım ve değişim sorunları ele alınmakta ve müşterileri çok uluslulardan küçük topluluk gruplarına kadar çeşitlilik göstermektedir. Büyüme alanı, özellikle sağlık, eğitim ve toplum gelişiminde yeni ve deneysel programların değerlendirilmesinde gelişimsel bir yaklaşımın kullanılması olmuştur. Düzenli grup ilişkileri konferanslarının yanı sıra yeni eğitim etkinlikleri de üretmiştir. Enstitü, benzersiz olmasa da olağandışı kılmak için üç unsur…

Devamını Okuyun »

Son Dönemde Türkiye-İran İlişkilerinin Seyri

Son Dönemde Türkiye-İran İlişkilerinin Seyri

Son günlerde meydana gelen Karabağ Savaşı ve şiir krizinin ardından Türkiye ve İran’ın ilişkileri, bu ilişkilerin aldığı seyir gündem konusu olmuş ve yeniden ele alınıp değerlendirilmesi elzem hâle gelmiştir. Bu yazıda söz konusu ilişkileri etkileyen faktörler, bu faktörlerin değişimi ve ikili ilişkilere dair öngörüler değerlendirilecektir. İki ülke arasındaki ilişkilere geçmeden önce şunun altı çizilmelidir ki, son dönemde İran’ın dış politikasını ve diğer ülkelerle ilişkilerini şekillendiren başlıca faktör olarak din ve mezhep farkı geride kalmış, ABD-İsrail ikilisi karşısında bulunulan konum ise daha çok öne çıkmıştır. İran’ın içinde bulunulan zaman itibariyle, siyasi…

Devamını Okuyun »

Brexit Süreci ve Birleşik Krallık Ekonomisi

Brexit Süreci ve Birleşik Krallık Ekonomisi

Roma İmparatorluğunun tarih sahnesinden çekilmesinin ardından Birleşik Krallık’tan İspanya’ya kadar tüm Avrupa kıtası birçok savaş ve çatışma atmosferine maruz kalmıştır. Özellikle Fransız devriminin ardından gelişen ulus devlet anlayışıyla savaşlar daha geniş alanlara yayılmıştır. Sadece Fransa ve Almanya 1870-1945 yılları arasında üç kez savaşmıştır.2 Buna ek olarak Avrupa ülkeleri arasındaki çekişmenin sonucunda insanlık 1945 yılına kadar iki defa Dünya savaşlarına maruz kalmıştır. Avrupa ülkeleri arasındaki bu kıyasıya çekişme ve iktidar mücadelesi II. Dünya savaşından sonra 1951 yılında ilan edilen Schuman Deklarasyonuyla Belçika, Federal Almanya, Lüksemburg, Fransa ve İtalya’nın üyesi olduğu Avrupa…

Devamını Okuyun »

Bir Umut Yolculuğu : Göç

Bir Umut Yolculuğu : Göç

Son yıllarda uluslararası bazda insan hakları gündeminin bir numaralı maddesi olan göç; mutlak anlamda ekonomik, toplumsal, siyasi sebeplerle bireylerin veya toplulukların bir ülkeden başka bir ülkeye, bir yerleşim yerinden başka bir yerleşim yerine gitme işi, taşınma, hicret, muhaceret şeklinde tanımlanmaktadır.2 Söz konusu ekonomik, toplumsal, siyasi nedenlerin hepsi; aslında içinde bir umudu barındırır. ‘’Zorlamaya dayalı iskânlar vs. dışarıda bırakıldığında’’ Zorla göç de buna dahildir; insanlar bu çeşit bir göçü aslı itibariyle bir rahatlık umuduyla gerçekleştirirler. Göçün iç-dış, geçici-sürekli gibi farklı sınıflandırmaları bulunmakla birlikte daha çok öne çıkan nedenlerine göre sınıflandırılmasında zorunlu…

Devamını Okuyun »

Trump ve Sonrası İran-İsrail-Amerika İlişkileri : Muhsin Fahrizade Suikasti

Trump ve Sonrası İran-İsrail-Amerika İlişkileri : Muhsin Fahrizade Suikasti

2020 yılı, bütün dünya açısından birçok şeyin değiştiği veya gözden geçirildiği bir yıl oldu. Bütün dünya, yılın son 3 çeyreğinde koronavirüs ile uğraşırken, aynı zamanda kendi iç dinamikleri açısından da birçok önemli olaya şahitlik ettiler. Sınır komşularımızdan İran için 2020 yılı irdelenecek olursa, Ocak ayından itibaren yaşananların İran açısından pek de iç açıcı olduğu söylenemez. Önce General Süleymani’nin ABD’ye ait bir dron aracılığı ile öldürülmesi, akabinde ekonomik yaptırımlardan kaynaklı baş gösteren ekonomik sıkıntılar, sonrasında halkın sokağa çıkması, İranlı yöneticilerin artık sesli şekilde eleştirilmesi derken Tahran için çok önemli bir yer…

Devamını Okuyun »

ABD’den Türkiye’ye Açık Düşman Muamelesi

ABD’den Türkiye’ye Açık Düşman Muamelesi

Amerika Birleşik Devletleri’nde sert tartışmalara sahne olan uzun soluklu 59. Başkanlık seçimleri maratonunun kazananı Demokrat Parti’nin adayı Joe Biden oldu. Başta Biden olmak üzere yeni ABD yönetimindeki isimlerin Türkiye ile ilgili meselelerde geçmişte ayrı ayrı takındıkları tavırlar, Türkiye-ABD ilişkilerinin gelecekte sert bir zeminde ilerleyebileceğini gösteriyor. Türkiye’nin son yıllarda özellikle 15 Temmuz 2016’dan sonra bölgesel olarak Amerika’dan bağımsız bir siyaset gütme çabası içinde olduğu görülmektedir. Ocak 2017’de koltuğa oturan Trump’ın görev süresi boyunca Türkiye ile ABD arasında yer yer sert gerginliklerin yaşandığı fakat bu gerginliklerin Erdoğan ile Trump arasındaki “özel bağ”…

Devamını Okuyun »

Fransa-Türkiye Gerginliği

Fransa-Türkiye Gerginliği

Türkiye-Fransa ilişkileri, köklü bir tarihsel zemine oturan ve güçlü ekonomik, kültürel ve siyasal bağlarla donatılmış kapsamlı ilişkilerdir. Temelleri Osmanlı döneminde kurulan diplomatik, ekonomik ve kültürel münasebetlere dayalı olan Türk-Fransız ilişkileri, 1923 yılında laik ve modern Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması ve Mustafa Kemal Atatürk liderliğindeki bu yeni devletin, başta kültür olmak üzere birçok alanda Fransa’yı kendisine “model ülke” olarak seçmesiyle daha da üst seviyeye taşınmıştır. Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı sonrasında Sovyet tehdidi nedeniyle Batı ile askeri, siyasi ve ekonomik entegrasyonunu geliştirmesi, Türkiye-Fransa ilişkilerini de olumlu anlamda etkilemiştir. Her ne kadar, yıllar içerisinde…

Devamını Okuyun »

3 Seçim 3 Kaos

3 Seçim 3 Kaos

Son ABD seçiminden sonra görüldü ki demokrasinin en önemli yapıtaşı olan seçimler, artık herhangi bir gelişim endeksiyle orantılanamayacak şekilde her ülkede tartışma konusu oluyor. Seçim güvenliği, katılım yüzdeleri, oyların sayımı gibi hususlar pek çok farklı kıtadaki ülkede benzerlikler taşıyor. Afrika’daki seçimlere yönelik eleştirilerin genellikle iktidarların görevde kalma açısından baskı oluşturma, hür iradeyi engelleme ve bazen bazı ülkelerde hile yapma iddiasına kadar gittiği görülüyor. Bazı seçimlerin yüzde doksanın üzerinde oranla görevdeki yönetim lehine sonuçlanması da bu eleştirilerin yoğunlaşmasına neden oluyor. Bu durum uzun süredir alışılan ve sistemleşen bir yönelime doğru giderken,…

Devamını Okuyun »

Arap Yarımadasında Olası Yeni Nesil İhanet : İsrail Normalleşme Planı

Arap Yarımadasında Olası Yeni Nesil İhanet : İsrail Normalleşme Planı

Geçmişten günümüze baktığımız zaman, Müslüman coğrafyaların devlet yönetiminde de, kişisel işlerinde de en büyük zaaflarının plan ve program dâhilinde işlerini yürütememeleri olmuştur. Selçuklu’nun ve Osmanlı’nın yükseliş devirlerini bir kenara bırakacak olursak, 1000 yıldan beri süregelen eksiğimizdir aslında bu durum. Rahmetli cennetmekân Erbakan hocamız, “Her taşın altında bir Yahudi/Siyonist yoktur. Ama Yahudi/Siyonist de hiçbir taşın altını boş bırakmaz.” derdi. Şimdi, yazının başlığı İsrail – Arap ilişkileri, biz gittik planlama ve koordinasyona. “Ne alaka?” dediğinizi duyar gibiyim. M. Esat ERGENER | UGSAM Araştırmacısı | Şubat 2021Yazının tamamına ulaşmak için | Tıklayın

Devamını Okuyun »

Koronavirüs (Covid19) Pandemisi Sonrası Dünya’da Ekonomik Durum – 2

Koronavirüs (Covid19) Pandemisi Sonrası Dünya’da Ekonomik Durum – 2

Yaklaşık 4,5 milyar yaşında olan dünyada insan nüfusu bugüne kadar birçok önemli pandemi (salgın hastalık) ile karşı karşıya kalmıştır. Bunların en yaygın olarak bilineni ortaçağ Avrupası’nda tarihi kırılmalara neden olan Kara Veba, geçen asırda 50 milyon insanı etkileyen İspanyol gribi, 2009 yılında görülen H1N1, 2014 yılında görülen çocuk felci ve Ebola, 2016’da görülen Zika ve son olarak da 30 Ocak 2020 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü (WHO/DSÖ) tarafından kayıtlara geçen COVID-19’dur.2 Çin’in Wuhan şehrinden tüm dünyaya yayılan COVID-19 bir yıldır insan hayatını baştan sona büyük oranda etkilemiştir. Dünya ekonomileri küçülme seyrine…

Devamını Okuyun »

Afrika’daki Toplumsal Hareketler ve Yeni-Bağımsızlık

Afrika’daki Toplumsal Hareketler ve Yeni-Bağımsızlık

İktidar, farklı alanlarda geniş şekillerde tanımlanabilecek bir olgudur. Foucault, Gramsci, Lukes gibi isimlerin iktidar tanımlarını değerlendirmek ve birbirini besleyen çeşitli tanımları görmek mümkündür. İster rızaya dayalı bir otorite olarak görülsün, ister sosyal hayatla iç içe geçmiş ve her alana etki eden bir olgu olarak görülsün, iktidar pratikte farklılıklar gösteren bir kavramdır. Ulusların devraldığı siyasi miras, iktidar ve muktedir tanımlarını yeniden tanımlamakta ve yeni bir siyasi denge unsuru ortaya çıkarmaktadır. Bunun Afrika kıtasındaki bazı ülkelerde yansıması otoriterlik ve totaliterlik şeklinde olmuştur. Sömürge dönemi yönetimlerinde koloni ofislerinde oturan valiler eliyle yönetilen uçsuz…

Devamını Okuyun »
1 2 3 4