İsrail’in Sistematik Şiddeti ve Şirin Ebu Akile Suikasti

İsrail’in Sistematik Şiddeti ve Şirin Ebu Akile Suikasti

El Cezire (Al Jazeera) kanalının kıdemli muhabiri Şirin Ebu Akile (51) 11 Mayıs 2022 sabahı Batı Şeria’nın Cenin kentinde üzerinde basın mensubu olduğunu vurgulayan kıyafetleri olduğu halde İsrail askerleri tarafından açılan kurşunla öldürüldü. Üstüne üstlük Akile’nin cenaze törenine müdahale ederek arbede yaratması tepkileri daha da güçlendirdi. Her ne kadar İsrail yetkilileri adeta “suyu bulandırmaya çalışarak” ilk başta tutarsız açıklamalarla Akile suikastını üstlenmek istemeseler dahi nihayetinde kabullenmek zorunda kaldılar. Zira Ebu Akile ne İsrail tarafından katledilen ilk gazeteciydi ne de rastgele olma ihtimali olan bir kurşun isabet etmişti. Mustafa ÖZDEMİR |…

Devamını Okuyun »

Şehit İmam Abdullah Harun Davası ve Verilmesi Gereken Destekler

Şehit İmam Abdullah Harun Davası ve Verilmesi Gereken Destekler

İnsanoğlu bazı zamanlarda bulunduğu çağın gerisinde yaşananlara o kadar konsantre oluyor ki, keşke o günlerde orada olsa idik diyerek hayıflandığı da oluyor. O gün orada olsa idik, bu tarihin o şekilde yazılmaması için gayret sarf ederdik yahut bu açık zulme karşı mücadele ederdik dendiği de oluyor. Aslında Allah Celle pek tabi bizleri; tarih, zaman ve mekân itibariyle erişemeyeceğimiz mesafelerden sorumlu kılmıyor. Fakat bazı zamanlarda mucizeler yaşanıyor ve zaman zaman içinde yürüterek geçmişte yaşanan bir olayı ayak ucunuza kadar getirerek dualarınızı kabul ediyor ve size yolunda bir hizmet imkânı bahşediyor. İşte…

Devamını Okuyun »

Ukrayna-Rusya Savaşının Din Cephesi: Ortodoks Kiliseleri

Ukrayna-Rusya Savaşının Din Cephesi: Ortodoks Kiliseleri

İngiliz yönetmen Sir Ridley Scott’ın (1937-…) yönettiği ve 2005 yılında gösterime giren “Cennetin Krallığı (Kingdom of the Heaven)” filmi Batı sanat tarihinde, Doğu’nun anlamlandırılması açısından en önemli köşe taşlarından biridir. 2000 yapımı “Gradyatör (Gladiator)” filminin de yönetmeni olan Scott, Cennetin Krallığı filminde, Selahattin Eyyübi karakteriyle Doğu toplumlarının rasyonelliği ve medeniyete kattığı değeri, yaşadığı çağa uygun olarak aktarmaya çalışırken, idealize edilmiş Batı söylemlerinin insan faktörüyle nasıl iktidar mücadelesine dönüştüğünü çarpıcı bir biçimde anlatmıştır. Oryantalist fantezilerden uzak 12. yüzyıl anlatısında yönetmen, kutsallık adına yeryüzünde ne tür çirkinliklerin yapıldığını güzel bir silsileyle işlemiştir….

Devamını Okuyun »

Normalleşen İsrail Zulmü ve Unutulan Filistin’in Geleceğe Etkisi

Normalleşen İsrail Zulmü ve Unutulan Filistin’in Geleceğe Etkisi

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal girişiminin başlamasının hemen ardından küresel anlamda bir kamuoyu hızlı bir şekilde oluştu. Avrupalı ülkeler ve ABD, Rusya’ya karşı bir cephe oluşturdu ve yaptırım kararları, kınamalar başta olmak üzere Rusya’yı zor durumda bırakacak pek çok faaliyet için harekete geçildi. Söz konusu Avrupa ülkesindeki bir çatışma olunca Batılı devletlerin insani duyarlılığı ön plana çıktı. Ancak bu duyarlılığın altında derin bir ırkçı anlayış kendini gösterdi. Fatih BEYAZ | UGSAM Araştırmacısı | Nisan 2022Yazının tamamına ulaşmak için | Tıklayın

Devamını Okuyun »

Etiyopya’da Savaş ve Kuraklık

Etiyopya’da Savaş ve Kuraklık

Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF), Kasım 2021’de Etiyopya Ulusal Savunma Gücü’nün (ENDF) kuzey komutanlığını pusuya düşürdüğünden, federal hükümet ile TPLF arasında savaş patlak verdi. 28 Haziran 2021’de Etiyopya Hükümeti, Tigray halkına mola vermek ve tarım mevsiminden yararlanmak amacıyla Tek Taraflı Ateşkes ilan etti. Ne yazık ki, TPLF karşılık veremedi. Bu grup, komşu Afar ve Wollo bölgelerinde yeni saldırılar başlatmayı seçti. O dönemde Etiyopya hükümeti işgal altındaki Afar ve Wollo bölgelerini koruyamadı. Bölgedeki bazı insanlar evlerini, topraklarını ve ailelerini tam silahlı TPLF’den korumaya çalışıyorlardı ve özellikle kadın, çocuk ve yaşlıların bir…

Devamını Okuyun »

Küresel Bir Nefret İdeolojisi: İslamofobi

Küresel Bir Nefret İdeolojisi: İslamofobi

İslam karşıtı söylemler, hukuki yaptırımlar ve Müslümanlara yönelik şiddet eylemleri küresel medyada her geçen gün daha fazla yer ediniyor. İslam ve Müslümanlar ile alay eden edebiyat ve sinema eserleri ödüllendiriliyor. “İslamofobi” kavramı ile daha sık karşılaşıyoruz. Üstelik öncesinde Avrupa ve Amerika gibi belirli bölgelerde gerçekleşen olaylar artık herhangi bir coğrafya ile sınırlandırılamayacak kadar küreselleşmiş durumdadır. Özellikle Müslüman nüfusun azınlıkta kaldığı ülkelerde yükselişe geçen İslam karşıtlığı, bu dine mensup inananlar için hayatı her geçen gün daha da zor kılmaktadır. Yahudiler, Afrikalılar ya da bir başka grup için ağıza alınmayacak sözler Müslümanlar…

Devamını Okuyun »

Çin Zulmüne Karşı Uygulanan Yaptırımlar

Çin Zulmüne Karşı Uygulanan Yaptırımlar

Tarih boyunca dünyanın birçok bölgesinde insanların vahşice öldürüldüğü birçok zulüm yaşanmış ve bunlar dünya tarihine birer kara leke olarak geçmiştir. Fransa’nın Afrika’da izlediği politikalar, İngilizlerin Hint yarımadasındaki stratejisi, Sovyet Rusya’nın Kafkas ve Orta Asya coğrafyasında gerçekleştirdikleri, İsrail’in halen süregelen politikaları yakın tarihten verebileceğimiz örnekler olarak karşımıza çıkmaktadır. Çin’in 70 yıldır süregelen Doğu Türkistan zulmü ise, buna en acı örneklerden birini oluşturmaktadır. Çin, kabul edilen yasalar ve uygulanan politikalar çerçevesinde 1949 yılından itibaren Doğu Türkistan üzerindeki hâkimiyetini arttırmayı ve bölgedeki Türk Uygur nüfusunu olabildiğince etkisiz hale getirmeyi amaçlamıştır. Uygur azınlıklarının yaşadığı…

Devamını Okuyun »

İran-İsrail Arasındaki Bâtıni Savaş

İran-İsrail Arasındaki Bâtıni Savaş

2020 ve 2021’de İran’ın hassas nükleer tesislerini ve ticari gemilerini hedef alan çok sayıda sabotaj eylemi, İran’ı olası suçlu olarak İsrail’i suçlamaya sevk etti. İsrail’in bu sabotaj eylemlerinde doğrudan veya dolaylı olarak ABD’den (ABD) destek alıp almadığı ise belirsiz. En son sabotaj eylemlerinden biri, 11 Nisan 2021’de tesisi besleyen elektrik şebekesindeki elektrik kesintisi nedeniyle Natanz uranyum zenginleştirme tesisinde binlerce santrifüjün imha edilmesiydi. Bu sabotajdan kaynaklanıyordu ve İran Atom Enerjisi Örgütü başkanı Ali Ekber Salehi’nin ifadesiyle bir “nükleer terörizm” eylemi oluşturuyordu. Fatih BEYAZ | UGSAM Araştırmacısı | Eylül 2021Yazının tamamına ulaşmak…

Devamını Okuyun »

Son Gelişmeler Işığında Kudüs Sorunu

Son Gelişmeler Işığında Kudüs Sorunu

Geçtiğimiz günler Ortadoğu’nun kanayan yarası olan Filistin İsrail sorununda yeni bir aşamaya şahitlik etti. Kudüs merkezli başlayan çatışmalar bir anda ülkenin tamamına yayıldı. Sebepleri ve sonuçları açısından bu olayların detaylı analiz edilmesi, gelişmelerin bundan sonraki sürecine de ışık tutacaktır. Kudüs’te Ramazan ayının başlarından itibaren ciddi gerginlik yaşanmaktaydı. Şehir, Şam Kapısı önündeki barikatlara karşı çıkan Müslüman nüfusla İsrail’in güvenlik birimleri arasında yaşanan arbedelere şahitlik ediyordu. Bu arbedelerin oluşturduğu yüksek tansiyon Şeyh Cerrah Mahallesi’ne İsrailli yerleşimcilerin baskın yaparak Müslüman yerli halkı dışarı atma teşebbüsü ile daha da yükseldi. Doç. Dr. Eldar HASANOĞLU…

Devamını Okuyun »

Son Dönemde Türkiye-İran İlişkilerinin Seyri

Son Dönemde Türkiye-İran İlişkilerinin Seyri

Son günlerde meydana gelen Karabağ Savaşı ve şiir krizinin ardından Türkiye ve İran’ın ilişkileri, bu ilişkilerin aldığı seyir gündem konusu olmuş ve yeniden ele alınıp değerlendirilmesi elzem hâle gelmiştir. Bu yazıda söz konusu ilişkileri etkileyen faktörler, bu faktörlerin değişimi ve ikili ilişkilere dair öngörüler değerlendirilecektir. İki ülke arasındaki ilişkilere geçmeden önce şunun altı çizilmelidir ki, son dönemde İran’ın dış politikasını ve diğer ülkelerle ilişkilerini şekillendiren başlıca faktör olarak din ve mezhep farkı geride kalmış, ABD-İsrail ikilisi karşısında bulunulan konum ise daha çok öne çıkmıştır. İran’ın içinde bulunulan zaman itibariyle, siyasi…

Devamını Okuyun »

Aylık Bülten | Şubat 2021

Aylık Bülten | Şubat 2021

Afrika Serbest Ticaret Anlaşması ve Beklentiler, Karadeniz Jeopolitiğinde Küresel Satranç: ABD ve Rusya’nın Karadeniz Rekabeti, Yemen’de Savaş, İsrail’in Güvenliği Sağlanırsa Biter!, Son Dönemde Türkiye-İran İlişkilerinin Seyri, Myanmar Ülke Raporu… UGSAM Aylık Bülten | Şubat 2021 |Bültene PDF olarak ulaşmak için | TıklayınE-Dergi olarak okumak için | Tıklayın

Devamını Okuyun »

Arap Yarımadasında Olası Yeni Nesil İhanet : İsrail Normalleşme Planı

Arap Yarımadasında Olası Yeni Nesil İhanet : İsrail Normalleşme Planı

Geçmişten günümüze baktığımız zaman, Müslüman coğrafyaların devlet yönetiminde de, kişisel işlerinde de en büyük zaaflarının plan ve program dâhilinde işlerini yürütememeleri olmuştur. Selçuklu’nun ve Osmanlı’nın yükseliş devirlerini bir kenara bırakacak olursak, 1000 yıldan beri süregelen eksiğimizdir aslında bu durum. Rahmetli cennetmekân Erbakan hocamız, “Her taşın altında bir Yahudi/Siyonist yoktur. Ama Yahudi/Siyonist de hiçbir taşın altını boş bırakmaz.” derdi. Şimdi, yazının başlığı İsrail – Arap ilişkileri, biz gittik planlama ve koordinasyona. “Ne alaka?” dediğinizi duyar gibiyim. M. Esat ERGENER | UGSAM Araştırmacısı | Şubat 2021Yazının tamamına ulaşmak için | Tıklayın

Devamını Okuyun »

Devrim Sonrası İran’ın Ortadoğu’daki Yumuşak Güç Unsuru Olarak Medya

Devrim Sonrası İran’ın Ortadoğu’daki Yumuşak Güç Unsuru Olarak Medya

İran Medyasının Ortadoğu’daki yansımasına bakmadan önce şüphesiz Medya Kavramını anlamlandırmak ve nitelendirmek gerekir. Medya TDK kaynaklarında Radyo, Televizyon, Gazete, Dergi vb. iletişim ve yayın organlarının tamamına verilen ad olarak tanımlansa da günümüzde bu kavram Yasama Yürütme ve Yargıdan sonra 4. Büyük güç olarak bilinmektedir. Nitekim medya gerektiğinde halk adına hükümeti denetleme görevini üstlenmiştir. Amerikan sosyolog Robert E. Park, Hulteng ve Nelson’a göre, dördüncü güç kavramını gazete/basın için ilk olarak Lord Thomas Babington Macaulay 1828’de “Hallam’s Constitutional History” adlı makalesinde kullanmıştır. Fatih YONCALIK | UGSAM Araştırmacısı | Aralık 2020Yazının tamamına ulaşmak…

Devamını Okuyun »

Arap-İsrail Anlaşmazlığının Dönüm Noktası : Camp David Antlaşması

Arap-İsrail Anlaşmazlığının Dönüm Noktası : Camp David Antlaşması

Ortadoğu’nun bugün içerisinde bulunduğu durumu anlayabilmek için bugüne kadar geçen süreçte bölgedeki aktörleri ve aktörler arasındaki ilişkileri bilememiz gerekmektedir. Hem bölgesel hem de küresel aktörlerin çekişme sahası olan Ortadoğu, 20. yüzyılda Müslüman Araplar ile İsrail arasında yaşanan savaşlara sahne olmuştur. İsrail’e karşı bir cephe oluşturan Arap ülkeleri 1948’den itibaren pek çok savaş yaşamıştır. İsrail ve Arap ülkeleri arasında yaşanan çatışmalarda ABD ve Sovyetler Birliği bu anlaşmazlıkta farklı taraflarda yer alarak bölgede var olmak isteyen iki küresel güç olmuştur. Bu araştırmada, 20. yüzyılda Ortadoğu’yu uzun yıllar meşgul eden Arap-İsrail anlaşmazlığının dönüşüme…

Devamını Okuyun »
1 2