Afrika’daki Toplumsal Hareketler ve Yeni-Bağımsızlık

Afrika’daki Toplumsal Hareketler ve Yeni-Bağımsızlık

İktidar, farklı alanlarda geniş şekillerde tanımlanabilecek bir olgudur. Foucault, Gramsci, Lukes gibi isimlerin iktidar tanımlarını değerlendirmek ve birbirini besleyen çeşitli tanımları görmek mümkündür. İster rızaya dayalı bir otorite olarak görülsün, ister sosyal hayatla iç içe geçmiş ve her alana etki eden bir olgu olarak görülsün, iktidar pratikte farklılıklar gösteren bir kavramdır. Ulusların devraldığı siyasi miras, iktidar ve muktedir tanımlarını yeniden tanımlamakta ve yeni bir siyasi denge unsuru ortaya çıkarmaktadır. Bunun Afrika kıtasındaki bazı ülkelerde yansıması otoriterlik ve totaliterlik şeklinde olmuştur. Sömürge dönemi yönetimlerinde koloni ofislerinde oturan valiler eliyle yönetilen uçsuz…

Devamını Okuyun »

Kıbrıs Sorunu ve Doğu Akdeniz’de Enerji Savaşları

Kıbrıs Sorunu ve Doğu Akdeniz’de Enerji Savaşları

Kıbrıs, Akdeniz’in üçüncü büyük adası. Coğrafi konum itibariyle bir uçak gemisine benzetilen ada, her dönem stratejik önem ve özelliğini korumuştur. Kıbrıs, tarih boyunca Orta Doğu’ya açılmak isteyen devletler için vazgeçilmez stratejik ve ticari bir üs olarak görülmüştür. Adayı elinde bulunduran güç her zaman etrafındaki bölgeye de hâkim olabilmiştir. Kıbrıs’ın en yakın komşusu Türkiye’dir. Kıbrıs, Türkiye açısından bölgesel jeopolitik içerisinde bulunduğu konumu itibariyle sadece kendisinin korunması açısından değil anavatanın korunması açısından da ulusal güvenliğin önemli bir teminatı özelliğini taşımaktadır. Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada Kıbrıs’ı ihmal etmesi küresel ve bölgesel politikalarda yetkin olabilmesi…

Devamını Okuyun »

11 Eylül Saldırıları Sonrası ABD Dış Politikası ve Türkiye İlişkileri

11 Eylül Saldırıları Sonrası ABD Dış Politikası ve Türkiye İlişkileri

1 Mart, 2003 Tezkeresi : Amerika Birleşik Devleti 11 Eylül Saldırıları sonrası Irak işgalinde kendine müttefik arıyordu ve o yüzden Türkiye’yi yanına çekmeye çalışıyordu. Amerika bir taraftan Ankara’nın askeri Tezkeresini bir an önce çıkarması için baskı uygularken diğer taraftan da iki ülke heyetlerinin yaptığı uzlaşma görüşmelerinde Türkiye’nin taleplerini kabul etmekten kaçınıyordu. İki ülke arasında müzakereler üç farklı konuda yürütülmüş olsa da askeri bir müdahalenin var olması, askeri müzakereleri önemli kılmıştır. Bu anlamda askeri müzakereler ABD’nin talepleri şu hususlarda şekillenmiştir: Irak operasyonunda Kuzey cephesinin açılması doğrultusunda ABD, Türkiye’den ABD ve koalisyon…

Devamını Okuyun »

Doğu Akdeniz Bağlamında Türkiye-AB İlişkileri

Doğu Akdeniz Bağlamında Türkiye-AB İlişkileri

Enerji Çıkmazından Önce AB ve Kıbrıs : AB; Kıbrıs’ın paylaşılması konusunda GKRY’nin aşamalı bir şekilde birliğe dâhil olmasına dek konuyla doğrudan bir alakası bulunmaması nedeniyle aktif ve belirleyici bir role sahip olmamış, bir gözlemci konumunda kalmıştır. Üç garantör devletten İngiltere ve Türkiye’nin rolünü pasif bir duruma düşürmek istediği anlaşılan GKRY, AB’ye dâhil olmayı bu amacın gerçekleştirilmesi için araç olarak görmüş ve 1972’de AB ile görüşmelere başlamıştır. 1981 yılında Yunanistan’ın birliğe tam üye olması AB’yi zamanla sürece dâhil etmiştir. Daha sonra 3 Temmuz 1990’da GKRY, adanın tamamını temsilen AB’ye üyelik başvurusunda…

Devamını Okuyun »

Opec, Koronavirüs Pandemisi ve Eksi (-) Petrol İlişkisi

Opec, Koronavirüs Pandemisi ve Eksi (-) Petrol İlişkisi

Petrol tarih boyunca farklı şekilleriyle günümüze kadar sürekli kullanılagelmiştir. Petrol ürünleri açısından baktığımızda büyük bir çeşitlilik görülüyor. Mesela MÖ 4000 yıllarında Babil’de kule yapımında petrolün bir ürünü olan asfalt kullanılmıştır. Buna ek olarak antik İran tabletlerinde petrolün sağlık ve aydınlatma alanlarında kullanıldığı ifade ediliyor. Özellikle 1878 yılında Karl Benz tarafından keşfedilen benzinle çalışan içten yanmalı motorun ortaya çıktığı 19. yüzyıldan beri petrol, dünyada stratejik bir maden olarak görülüyor. Bunu takip eden sivil havacılığın yaygınlaşması ve özellikle plastik yapımı ve organik kimyada da petrol kullanılagelmektedir. Bu açıdan petrol günümüze kadar atılan…

Devamını Okuyun »

İngiltere-Türkiye İlişkileri : Musul Sorunu Analizi

İngiltere-Türkiye İlişkileri : Musul Sorunu Analizi

Osmanlı Devleti ve Irak ( Musul ) : Irak ile Osmanlı ilişkileri köklü bir geçmişe dayanmaktadır. “Irak” adını 20. Yüzyılın başlarında alacak olan bu devlet o yıllarda Osmanlı tarafından üç vilayete bölünmüş şekilde yönetilmekteydi: Musul, Bağdat ve Basra. Osmanlı devleti asırlarca yönettiği bu vilayetleri 17. Yüzyıl itibari ile gücünü kaybetmeye başlaması sonucu yavaş yavaş yitirmektedir. Bu konuya daha bütüncül yaklaşacak olursak Osmanlı Devleti’nin o dönemde nasıl bir durumda olduğunu anlamak için kısaca dönemin şartlarını incelememiz gerekmektedir. Osmanlı Devleti 18. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren askeri ve politik olarak çok zayıflamıştır. Fransız…

Devamını Okuyun »

Doğu Akdeniz’de Küresel Dengeler

Doğu Akdeniz’de Küresel Dengeler

Yenilenemez enerji kaynaklarından olan doğal gaz ve petrol; bugün dünya ülkelerini Doğu Akdeniz’de buluşturmuş, enerji maliyetlerini azaltma hususunda arayış içinde olan ülkeler gerek donanmasıyla, gerekse araştırma ve sondaj gemileriyle bölgede varlık göstererek pay sahibi olma çabasına girişmiştir. Son yıllarda kriz ve sorunların eksik olmadığı Doğu Akdeniz bölgesi, güçlü ülkelerin çıkar çatışmalarına sahne olmaya adayken, güçsüz bölge ülkelerinin de doğru politikalar uygulaması durumunda güçlenmesine aracı olabilir. Türkiye’nin de kesin hak sahibi olduğu Doğu Akdeniz’de meydana gelen son gelişmeler ele alındığında bölgede uzun süre sular durulmayacak gibi gözükmektedir. Sınırı olsun ya da…

Devamını Okuyun »

Enerji Politikaları Bağlamında Rusya-Türkiye İlişkileri

Enerji Politikaları Bağlamında Rusya-Türkiye İlişkileri

Rusya Federasyonu ile Türkiye Cumhuriyeti’nin ilişkilerinin gerginleşmesinin temelinde, enerji politikaları olsa da, iki ülkenin birbirine yaklaşmasını sağlayan temel dinamik yine bu enerji politikalarının kullanılmasıdır. Rusya’nın son üç yılda ülkemiz ile tarihinde hiç olmadığı şekilde yakınlaşma sebebinin ABD ve Avrupa ülkelerinin, Türkiye’den ve ortak politikalardan uzaklaşması olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle 2014 yılı sonrasında Rusya ile gelişen ilişkiler, Türkiye’nin ittifak arayışı içerisine girmesinin bir tezahürü olarak düşünülebilir. 1991 Sovyetler Birliğinin Dağılışı ve Türkiye’nin Orta Asya’da Nüfus Arayışı: 1991 Sovyetler Birliği’ne bağlı ülkeler açısından bir kurtuluş, Rusya Federasyonu açışından ise bir çöküş yılı olmuştur….

Devamını Okuyun »

Ülke Raporları | Katar

Ülke Raporları | Katar

Arap Yarımadası’nın doğusunda bulunan Katar’ın kuzeybatısında Bahreyn, güneybatısında Suudi Arabistan ve doğusunda da Birleşik Arap Emirlikleri bulunur. Başkenti Doha’dır. Basra Körfezi ile çevrilmiş 11.437 kilometre kare yüz ölçümüne sahip bu küçük ülkenin tek sınır komşusu Suudi Arabistan’dır. Coğrafi olarak en düşük noktası olan Persian Körfezi: 0 m, en yüksek noktası Qurayn Abu al Bawl 103 metredir. Suudi Arabistan’la olan sınırı 60 km, sahil uzunluğu ise 563 kilometredir. Katar kışları, kuru ve az yağışlıdır. Yazları çok sıcaktır ve nemli geçmektedir. Ilık geçen çöl iklimi vardır. Yaz aylarında sıcaklık 25 ile 46…

Devamını Okuyun »

Arap Baharının Libya’ya Ekonomik Faturası

Arap Baharının Libya’ya Ekonomik Faturası

Afrika’nın en büyük petrol rezervlerine sahip olan Libya ekonomisi temelde Petrol üzerine kuruludur. Petrol dışında diğer doğal kaynaklar doğal gaz ve alçı taşıdır. Tek gelirli ekonomi politikasına sahip bir ülke olan ülkede üretim ekonomisi bulunmamaktadır. Ülke ekonomisinin %94’ü petrol gelirlerine bağımlıdır. Başlıca ticaret ortakları: İtalya, İspanya, Fransa, Çin, TürkiyeBaşlıca ihracat kalemleri: Petrol ürünleri ve kimyasallarBaşlıca ithalat kalemleri: Makineler, elektrikli, elektronik aletler, gıda ürünleri Libya 1911 yılında İtalyanlar tarafından işgal edilmiştir. İşgalden sonra halk yıl iyi bir direniş gösterse de Osmanlı’nın İtalyanlarla imzaladığı Uşi antlaşmasından sonra tamamen İtalyan sömürgesi haline gelmiştir….

Devamını Okuyun »

Küresel Ekonomik Operasyonlar’ın Vaka Analizi

Küresel Ekonomik Operasyonlar’ın Vaka Analizi

Bir ülkede, ekonomik büyümenin nüfusun sadece küçük bir kısmına yaradığını, çoğunluk için ise giderek daha ümitsizleşen şartlara yol açtığını biliyoruz artık. Bu etki, sistemi yönlendiren büyük büyük sanayicilerin, özel bir statüye sahip olmaları gerektiği inancı tarafından körüklenmektedir. Kişiler açgözlülüklerinden dolayı ödüllendirildikçe, açgözlülük baştan çıkarıcı bir hal alır. Dünya kaynaklarının oburca kullanımı kutsanmakta, meşrulaştırılmakta, ahlakileştirilmekte iken çocuklarımıza dengesiz hayatlar süren insanları örnek almalarını öğrettiğimiz ve nüfusun büyük bir kısmını seçkin bir azınlığa köle olarak tanıttığımız sürece bela arıyoruz demektir. Ve bela bizi bulur. Bugün dünya üzerinde toplumların, milletlerin ekonomik oyunlar ile…

Devamını Okuyun »
1 2