Türkiye-Yunanistan İlişkilerinin Genel Görünümü

Türkiye-Yunanistan İlişkilerinin Genel Görünümü

Kısa Tarihi Süreç: İçinde bulunduğumuz dönem itibariyle Türk dış politikasını şekillendiren önemli unsurlardan birisi olan Türkiye-Yunanistan ilişkileri, Yunanistan’ın Osmanlı Devleti’nden bağımsızlığını kazandığı 1833 yılıyla başlar. Bağımsızlığını kazanan Yunanistan, nihai hedefi olan Megali İdea’nın da etkisiyle, zayıflayan Osmanlı Devleti’ne karşı yayılmacı bir politika gütmüş ve böylece topraklarını üç katına çıkarmıştır. Yunanistan, I. Dünya Savaşı’ndan sonra Osmanlı Devleti’nin fiilen yıkılmasının ardından Sevr Antlaşması’ndaki toprak dağılımına dayanarak Batı Anadolu’yu işgal etti. Ancak Milli Mücadele sürecinin sonunda bu topraklardan çekildi. Osmanlı’dan sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla birlikte iki ülke arasındaki ilişkiler olumlu bir seyir aldı….

Devamını Okuyun »

Kıbrıs Sorunu ve Doğu Akdeniz’de Enerji Savaşları

Kıbrıs Sorunu ve Doğu Akdeniz’de Enerji Savaşları

Kıbrıs, Akdeniz’in üçüncü büyük adası. Coğrafi konum itibariyle bir uçak gemisine benzetilen ada, her dönem stratejik önem ve özelliğini korumuştur. Kıbrıs, tarih boyunca Orta Doğu’ya açılmak isteyen devletler için vazgeçilmez stratejik ve ticari bir üs olarak görülmüştür. Adayı elinde bulunduran güç her zaman etrafındaki bölgeye de hâkim olabilmiştir. Kıbrıs’ın en yakın komşusu Türkiye’dir. Kıbrıs, Türkiye açısından bölgesel jeopolitik içerisinde bulunduğu konumu itibariyle sadece kendisinin korunması açısından değil anavatanın korunması açısından da ulusal güvenliğin önemli bir teminatı özelliğini taşımaktadır. Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada Kıbrıs’ı ihmal etmesi küresel ve bölgesel politikalarda yetkin olabilmesi…

Devamını Okuyun »

Son Dönemde Fransa-Türkiye İlişkileri ve Fransa Yerel Seçimleri

Son Dönemde Fransa-Türkiye İlişkileri ve Fransa Yerel Seçimleri

Cumhurbaşkanlığına Emmanuel Macron’un seçilmesinden itibaren çalkantılı süreçler geçiren Fransa’da uygulanan politikalar halkın tepkisini çekmiş ve alınan her yeni karar ile sokaklara dökülen halk, Macron Hükümetine karşı protestolar düzenlemiştir. Fransız kamuoyunun Macron Hükümetine karşı memnuniyetsizliği, 2020 belediye seçimlerine yansımış ve böylelikle Fransa’da seçmenlerin yüzde altmışının katılım sağlamadığı bir seçim yaşanmıştır. Koltuğa oturduktan sonra birçok krizle karşı karşıya kalan Macron, ülkede siyasi olarak güçlenebilmek için önem verdiği yerel seçimde çıkan sonuç ile büyük bir hezimete uğramıştır. Emmanuel Macron’un kurucusu olduğu Cumhuriyet Yürüyüşü Hareketi (LREM) Partisi; Paris, Marsilya ve Lyon gibi büyük kentlerde…

Devamını Okuyun »

Türkiye’nin Suriye Politikası

Türkiye’nin Suriye Politikası

Türkiye’nin Suriye ile olan ilişkileri 1960’lı yıllarda sorunlu bir şekilde başlamış olup, günümüzde hala devam etmekte olan birtakım sorunlar çerçevesinde gelişmektedir. Türkiye’nin Suriye politikalarını daha anlaşılır kılmak adına mevzu bahis ülke ile olan ilişkilerimizi 1980’lerden bu yana incelerken, olayların ve gelişmelerin ayrı düşünülemeyeceği ülkelere de kısaca yer verilmeye çalışılacaktır. 1980 yılından 1998 yılına kadar yokuş yukarı olan ilişkiler, Adana Mutabakatı ve Beşar Esad’ın yönetime gelmesiyle ivme kazanmış olsa da Arap Baharı sonrası Suriye’de rejim güçlerinin gerek halkına gerekse sınırına komşu ülkelere fayda getirmeyecek, bilakis zarar verecek politikalar izlemesi Türkiye’nin Suriye’ye…

Devamını Okuyun »

11 Eylül Saldırıları Sonrası ABD Dış Politikası ve Türkiye İlişkileri

11 Eylül Saldırıları Sonrası ABD Dış Politikası ve Türkiye İlişkileri

1 Mart, 2003 Tezkeresi : Amerika Birleşik Devleti 11 Eylül Saldırıları sonrası Irak işgalinde kendine müttefik arıyordu ve o yüzden Türkiye’yi yanına çekmeye çalışıyordu. Amerika bir taraftan Ankara’nın askeri Tezkeresini bir an önce çıkarması için baskı uygularken diğer taraftan da iki ülke heyetlerinin yaptığı uzlaşma görüşmelerinde Türkiye’nin taleplerini kabul etmekten kaçınıyordu. İki ülke arasında müzakereler üç farklı konuda yürütülmüş olsa da askeri bir müdahalenin var olması, askeri müzakereleri önemli kılmıştır. Bu anlamda askeri müzakereler ABD’nin talepleri şu hususlarda şekillenmiştir: Irak operasyonunda Kuzey cephesinin açılması doğrultusunda ABD, Türkiye’den ABD ve koalisyon…

Devamını Okuyun »

Doğu Akdeniz Bağlamında Türkiye-AB İlişkileri

Doğu Akdeniz Bağlamında Türkiye-AB İlişkileri

Enerji Çıkmazından Önce AB ve Kıbrıs : AB; Kıbrıs’ın paylaşılması konusunda GKRY’nin aşamalı bir şekilde birliğe dâhil olmasına dek konuyla doğrudan bir alakası bulunmaması nedeniyle aktif ve belirleyici bir role sahip olmamış, bir gözlemci konumunda kalmıştır. Üç garantör devletten İngiltere ve Türkiye’nin rolünü pasif bir duruma düşürmek istediği anlaşılan GKRY, AB’ye dâhil olmayı bu amacın gerçekleştirilmesi için araç olarak görmüş ve 1972’de AB ile görüşmelere başlamıştır. 1981 yılında Yunanistan’ın birliğe tam üye olması AB’yi zamanla sürece dâhil etmiştir. Daha sonra 3 Temmuz 1990’da GKRY, adanın tamamını temsilen AB’ye üyelik başvurusunda…

Devamını Okuyun »

Ülke Raporları | Türkiye

Ülke Raporları | Türkiye

Coğrafi Konumu ve Özellikleri : Türkiye, iki kıta arasında köprü vazifesi gören nadir ülkelerdendir. Üç tarafı denizlerle –Karadeniz, Ege Denizi ve Akdeniz- çevrili olan Türkiye; kuzeybatıda Bulgaristan ve Yunanistan; doğuda Gürcistan, Ermenistan, Nahcivan Özerk Bölgesi (Azerbaycan) ve İran; güneydoğuda Irak ve Suriye ile komşudur. Asya, Avrupa, Akdeniz, Ortadoğu ve Kafkasya’nın kavşak noktası olan Türkiye, hiç şüphesiz eşsiz bir konuma sahiptir. Türkiye topraklarının yükseltisi çoktur. Ülkenin en yüksek noktası olan Ağrı Dağı 5,167 metre yüksekliği ile dünyadaki yüksek dağlar arasında yerini almaktadır. Fırat, Dicle ve Kızılırmak gibi önemli ırmaklara da ev…

Devamını Okuyun »

İngiltere-Türkiye İlişkileri : Musul Sorunu Analizi

İngiltere-Türkiye İlişkileri : Musul Sorunu Analizi

Osmanlı Devleti ve Irak ( Musul ) : Irak ile Osmanlı ilişkileri köklü bir geçmişe dayanmaktadır. “Irak” adını 20. Yüzyılın başlarında alacak olan bu devlet o yıllarda Osmanlı tarafından üç vilayete bölünmüş şekilde yönetilmekteydi: Musul, Bağdat ve Basra. Osmanlı devleti asırlarca yönettiği bu vilayetleri 17. Yüzyıl itibari ile gücünü kaybetmeye başlaması sonucu yavaş yavaş yitirmektedir. Bu konuya daha bütüncül yaklaşacak olursak Osmanlı Devleti’nin o dönemde nasıl bir durumda olduğunu anlamak için kısaca dönemin şartlarını incelememiz gerekmektedir. Osmanlı Devleti 18. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren askeri ve politik olarak çok zayıflamıştır. Fransız…

Devamını Okuyun »
1 2