Dış Politikada Siyasal Söylem ve Tehdit İnşası

Dış Politikada Siyasal Söylem ve Tehdit İnşası

Uluslararası siyasetin aktörleri devletler ya da kurumlardır fakat bu yapıların hepsi bireyler tarafından yönetilmektedir. Bireyler ise uluslararası siyasette etkin rol oynarken tamamen kendi düşüncelerinden ve algılarından soyutlanmış bir biçimde davranış sergilemez. Bu nedenle uluslararası siyaset bireylerin algıları ve söylemleri üzerinden şekillenebilmektedir. Fatih BEYAZ | UGSAM Araştırmacısı | Nisan 2022Yazının tamamına ulaşmak için | Tıklayın

Devamını Okuyun »

Rusya’da Son Durum: Putin’e Emekli Askerlerden İtiraz

Rusya’da Son Durum: Putin’e Emekli Askerlerden İtiraz

Mehmet Ali Birand’ın sunduğu ve Türk basın tarihinde bir efsane olan “32. Gün” programının jeneriğini 20 yaş üstü herkes bilir. Jeff Wayne’nin 1978 yılında piyasaya çıkardığı “Savaşın Eşiğinde (The Eve of the War)” 2 adlı çalışması bu programla özdeşlemişti. “On dokuzuncu yüzyılda hiç kimse, uzayın zamansız dünyalarından insan ilişkilerinin izlendiğine inanmıyordu.” mısralarıyla şiirleştirilen eser, rahmetli Mehmet Ali Birand’ın zamanını da bizim zamanımızı da özetler oldu. Belli ki Birand yaptığı programın adını 32. Gün seçerek bir ay içinde yaşanılan ve bilinen tüm günleri aşkın, farklı bir günü anlatıyordu. Şüphesiz bu gün…

Devamını Okuyun »

Ukrayna-Rusya Savaşı ve Yeni Dünya Düzeni

Ukrayna-Rusya Savaşı ve Yeni Dünya Düzeni

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasının ne manaya geldiğini anlamaya çalışıyoruz. Ülkemizde konuya hâkim pek çok uzmanın derinlemesine analizler yaptığını görüyoruz. Bunula birlikte Machiavelli’e taş çıkaracak şekilde, ulusal menfaat veya ideoloji adına, her türlü ahlaki ilkeyi yok sayan bakış açılarının da yüksek perdeden dillendirildiğine şahit oluyoruz. Hâlbuki ahlaki kaybın hiç bir maddi kazançla telafi edilemeyeceği açıktır. Uluslararası ilişkiler çalışan biri olarak elbette realist olguların farkındayım. Ancak bizlerin, birey devlet ikileminde, bireyin tarafında yer alarak mekanik devlet düşünce ve eylemlerine ahlaki değerler veya engeller koymamız gerektiğine inanıyorum. Ülke menfaati için ne gerekiyorsa yapılmalıdır diyerek…

Devamını Okuyun »

Almanya Seçimleri ve Türk-Alman İlişkilerine Etkileri

Almanya Seçimleri ve Türk-Alman İlişkilerine Etkileri

Avrupa Birliğinin politikalarını genel anlamda belirleyen baş aktör hatta Avrupa Birliği’nin en büyük ekonomisi, diğer bir ifadeyle lokomotifi varsayılan Almanya seçim sathına girmiş durumda. Gerek birlik içerisindeki konumu gerekse de dünya siyasetinde sahip olduğu etkiden dolayı sadece Avrupa Kıtasında değil aynı zamanda dünya kamuoyunda sonuçları merakla beklenen bir seçim süreci yaşanıyor Almanya’da. Tüm dünyada merakla takip edilse de özellikle Rusya, Çin ve Amerika Birleşik Devletleri (Almanya, Amerika Birleşik Devletlerinin bölgedeki en büyük müttefiki olarak kabul ediliyor) seçimleri önemseyen ülkelerin başında geliyor. Son 16 yıldır ülkeyi yöneten Hristiyan Demokrat Parti (CDU)…

Devamını Okuyun »

Zambiya Seçimleri ve Karpuz Operasyonu

Zambiya Seçimleri ve Karpuz Operasyonu

Afrika’nın birçok ülkesinde yapılan seçimler tartışmalı olmaktadır. Genellikle iktidarların kurduğu güçlü ağ ve muhalefet üzerindeki baskı sebebiyle seçimlerin adil şartlarda yapılmadığı eleştirileri ile fazlaca karşılaşmaktayız. Seçime giden süreçte gözaltına alınan, tutuklanan hatta saldırıya uğrayan muhaliflerin olduğu ülkeleri gördük. Tüm bu kötü örneklerden sonra Zambiya’da yapılan son seçimler ise tüm kıta için umut verici oldu. Üstelik 2016’da yapılan ve çok tartışılan seçimlerden beş sene sonra iktidar değişiminin seçimler yoluyla ve tartışmasız olması başta ülke demokrasisi olmak üzere çevre ülkeler için de önemli bir aşamaydı. Eski bir İngiliz sömürgesi olan Zambiya, 1964…

Devamını Okuyun »

Rusya-ABD İlişkilerinin Tarihsel Seyri ve Günümüzdeki Yeri

Rusya-ABD İlişkilerinin Tarihsel Seyri ve Günümüzdeki Yeri

Sovyetler Birliği’nin dağılması ile ABD’nin hegemon güç olarak yer aldığı tek kutuplu bir sistem ortaya çıkmıştı. Rusya’nın 2008 Gürcistan müdahalesine kadar geçen süreç içerisinde, Rusya ABD’nin tek kutuplu düzenine karşı herhangi bir direniş gösterememiştir. Bu süreçte Yakın Çevre Doktrinini ilan etmiş ve bu çerçevede özellikle eski Sovyet coğrafyasında tekrardan hâkim güç konumuna gelmeye çalışmıştır. ABD ise bu dönemde dünya jandarmalığı rolünü üstlenmiş ve dünyada meydana gelen krizlere karşı tek başına müdahale etme eğiliminde olmuştur. Her ne kadar 11 Eylül saldırıları ile ABD’nin tek kutuplu dünya düzeni sona erdi tartışmaları yaşansa…

Devamını Okuyun »

Aleksey Navalni Siyasi Portresi ve Siyasi Amaçları

Aleksey Navalni Siyasi Portresi ve Siyasi Amaçları

Bir Demokrat Olarak Aleksey Navalni : Dünyada son dönemde yaşanan iç ve dış siyasi süreçler, aslında, küreselciler ile ulus-devlet destekçileri arasında ciddi bir mücadelenin işaretidir. Ulus-devletin savunucuları daha güçlü bir yönetişim sisteminden yanadır. Bunun karşısında, küreselci çevrelerle şu ya da bu şekilde bağlantılı olan politikacıların ana teması demokrasidir. Demokrasi ve insan özgürlükleri meselesini gündeme getirmenin sorunu nedir? Aslında buradaki sorun, bu sloganları kullanarak ülkelerin iç siyasetine karışmaktır. Tüm bunları Ortadoğu’ya demokrasi ihraç etmek isteyen Batılı ülkelerin politikalarında gördük. Demokrasi ve insan özgürlüğü sloganlarının birçok toplumda korku kaynağı olmasının nedeni budur….

Devamını Okuyun »

Azerbaycan-Fransa İlişkilerindeki Gerginlik ve Karabağ Sorunu

Azerbaycan-Fransa İlişkilerindeki Gerginlik ve Karabağ Sorunu

Dünyanın nükleer güçlerinden sayılan Fransa devletinin oldukça kapsamlı bir emperyalizm deneyimi vardır ki, bunu dünyanın birçok yerinde, özellikle de Afrika’da görmek mümkündür. Sadece Afrika kıtasında değil aynı zamanda dünyanın birçok bölgesinde önemli (y)etkileri olan Fransa’nın Güney Kafkasya’da söz sahibi olma yolunda gayreti açık bir şekilde görülmektedir. Bu bağlamda bölgedeki ana ortağı elbette Ermenistan’dır ki, bunun da başlıca nedeni elbette Fransa’daki Ermeni diasporasıyla ilgilidir. Fransa ile Ermeniler arasındaki ilişkiler haçlı seferlerine dayanıyor. Küçük Asya’daki Ermenilerin küçük feodal devletleri, Selçuklulara karşı zaman zaman Fransızlar da dahil olmak üzere Avrupalılarla ittifak kurdular. Türklere…

Devamını Okuyun »

Aylık Bülten | Mart 2021

Aylık Bülten | Mart 2021

Müslümanların 70 Yıllık Planı Moro’da Adım Adım Uygulanıyor, Aleksey Navalni Siyasi Portresi ve Siyasi Amaçları, Enstitülerin Devletlerle İşbirliği: Tavistock Enstitüsü Çalışmaları, Yunanistan Ülke Raporu… UGSAM Aylık Bülten | Mart 2021 |Bültene PDF olarak ulaşmak için | TıklayınE-Dergi olarak okumak için | Tıklayın

Devamını Okuyun »

Trump ve Sonrası İran-İsrail-Amerika İlişkileri : Muhsin Fahrizade Suikasti

Trump ve Sonrası İran-İsrail-Amerika İlişkileri : Muhsin Fahrizade Suikasti

2020 yılı, bütün dünya açısından birçok şeyin değiştiği veya gözden geçirildiği bir yıl oldu. Bütün dünya, yılın son 3 çeyreğinde koronavirüs ile uğraşırken, aynı zamanda kendi iç dinamikleri açısından da birçok önemli olaya şahitlik ettiler. Sınır komşularımızdan İran için 2020 yılı irdelenecek olursa, Ocak ayından itibaren yaşananların İran açısından pek de iç açıcı olduğu söylenemez. Önce General Süleymani’nin ABD’ye ait bir dron aracılığı ile öldürülmesi, akabinde ekonomik yaptırımlardan kaynaklı baş gösteren ekonomik sıkıntılar, sonrasında halkın sokağa çıkması, İranlı yöneticilerin artık sesli şekilde eleştirilmesi derken Tahran için çok önemli bir yer…

Devamını Okuyun »

ABD’den Türkiye’ye Açık Düşman Muamelesi

ABD’den Türkiye’ye Açık Düşman Muamelesi

Amerika Birleşik Devletleri’nde sert tartışmalara sahne olan uzun soluklu 59. Başkanlık seçimleri maratonunun kazananı Demokrat Parti’nin adayı Joe Biden oldu. Başta Biden olmak üzere yeni ABD yönetimindeki isimlerin Türkiye ile ilgili meselelerde geçmişte ayrı ayrı takındıkları tavırlar, Türkiye-ABD ilişkilerinin gelecekte sert bir zeminde ilerleyebileceğini gösteriyor. Türkiye’nin son yıllarda özellikle 15 Temmuz 2016’dan sonra bölgesel olarak Amerika’dan bağımsız bir siyaset gütme çabası içinde olduğu görülmektedir. Ocak 2017’de koltuğa oturan Trump’ın görev süresi boyunca Türkiye ile ABD arasında yer yer sert gerginliklerin yaşandığı fakat bu gerginliklerin Erdoğan ile Trump arasındaki “özel bağ”…

Devamını Okuyun »

Dağlık Karabağ Sorunu : Dün, Bugün ve Yarın

Dağlık Karabağ Sorunu : Dün, Bugün ve Yarın

Bugün Güney Kafkasya’da yaşanan çatışmaların temel nedeni, Rusya’nın buradaki emperyalist politikasıdır ki, bu, aynı zamanda Ermenistan-Azerbaycan Dağlık Karabağ çatışmasını da içerir. Rusya, bölgedeki konumunu güçlendirmek için I. Petro’nun zamanından beri Ermenileri Azerbaycan’a yerleştirmeyi planlıyordu. 18. yüzyılın başından itibaren Kafkasya, Rusya’nın dış politikasında önemli bir rol oynamaya başladı. Rusya o zamandan beri güneydeki stratejik konumunu güçlendirmeye çalışıyor. Tarihsel gerçekler, Kafkasya’da hem siyasi hem de ekonomik çıkarlar açısından her zaman Rusya’nın ilgi odağı olduğunu gösteriyor. Kafkasya, Avrupa’yı Asya’ya ve Karadeniz’i Hazar Denizi’ne bağlayan zengin bir bölge olarak her zaman Rusya’nın merak dairesinde…

Devamını Okuyun »

Fransa-Türkiye Gerginliği

Fransa-Türkiye Gerginliği

Türkiye-Fransa ilişkileri, köklü bir tarihsel zemine oturan ve güçlü ekonomik, kültürel ve siyasal bağlarla donatılmış kapsamlı ilişkilerdir. Temelleri Osmanlı döneminde kurulan diplomatik, ekonomik ve kültürel münasebetlere dayalı olan Türk-Fransız ilişkileri, 1923 yılında laik ve modern Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması ve Mustafa Kemal Atatürk liderliğindeki bu yeni devletin, başta kültür olmak üzere birçok alanda Fransa’yı kendisine “model ülke” olarak seçmesiyle daha da üst seviyeye taşınmıştır. Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı sonrasında Sovyet tehdidi nedeniyle Batı ile askeri, siyasi ve ekonomik entegrasyonunu geliştirmesi, Türkiye-Fransa ilişkilerini de olumlu anlamda etkilemiştir. Her ne kadar, yıllar içerisinde…

Devamını Okuyun »

3 Seçim 3 Kaos

3 Seçim 3 Kaos

Son ABD seçiminden sonra görüldü ki demokrasinin en önemli yapıtaşı olan seçimler, artık herhangi bir gelişim endeksiyle orantılanamayacak şekilde her ülkede tartışma konusu oluyor. Seçim güvenliği, katılım yüzdeleri, oyların sayımı gibi hususlar pek çok farklı kıtadaki ülkede benzerlikler taşıyor. Afrika’daki seçimlere yönelik eleştirilerin genellikle iktidarların görevde kalma açısından baskı oluşturma, hür iradeyi engelleme ve bazen bazı ülkelerde hile yapma iddiasına kadar gittiği görülüyor. Bazı seçimlerin yüzde doksanın üzerinde oranla görevdeki yönetim lehine sonuçlanması da bu eleştirilerin yoğunlaşmasına neden oluyor. Bu durum uzun süredir alışılan ve sistemleşen bir yönelime doğru giderken,…

Devamını Okuyun »
1 2 3