Blog Post

Ülke Raporları | Rusya

Sovyet dönemine kıyasla Federasyon zamanı Rusya’da din olgusunun toplumsal hayat içindeki önemi ve görünürlüğü artmıştır. RF Anayasası’nın 14. Maddesi’ne esasen laik özelliğini koruyan Rusya Federasyonu’nda inançların özgürlüğü ve saygınlığı kanunlar tarafından tespit edilmiştir. RF Anayasası’nın 28. Maddesi inanç hürriyetini anayasal bir hak ilan ederken, RF Ceza Kanunu’nun 148. Maddesi de “inançlı insanların duygularını rencide edici”, “dini teşkilatların faaliyetlerini veya dini ayinlerin yapılmasını engelleyici” hareketler için cezalar öngörmektedir.  Bu bağlamda eski dinî mabetler restore edilerek tekrar dinî amaçlarla kullanılmaya başlanmıştır ki, bunların içerisinde cami ve diğer inançların ibadethanelerle beraber yeniyeni kiliseler ibadete açılmıştır. Rus Ortodoks Kilisesi ve Rusya Müslümanları Din İdaresi gibi dinî kuruluşların faaliyetleri, ideolojik baskı olmadan ve eskiye nazaran çok daha canlı bir şekilde yürütülmektedir. Dinî bayramlar serbestçe ve geniş çaplı olarak kutlanmaktadır.

Ülke vatandaşları kapsamında gerçekleştirilen anketler sonucu elde olunan verilere esasen insanların inanç istatistikleri aşağıdaki gibidir:

– İnançsız %25;
– Ortodoks Hristiyan %64;
– Hristiyanlığın diğer mezhepleri %1;
– İslamiyet %6,
– Diğer inançlar %1;
– Cevap yok %4.

Anketten de görüldüğü kadarı ile Sovyet döneminde yerleşen kültürel dinamiğin bir sonucu olarak Rusya toplumunun yaklaşık olarak 1/4’i kendini “inançsız” olarak tanımlamaktadır. Ülkenin başlıca dini olan Hristiyanlık içerisinde büyük çoğunluğu (tamamı) ‘Ortodoks’ mezhebine intisap etmektedir. Dine gerekli önem verilmeye başladığı son yıllarda Rusya Federasyonu’nda devlet iktidarının bu istikamet üzere yeni adımlar attığı gözlenmektedir. Örneğin, Devlet Duması önemli meselelerde Moskova Patrikliğine danışma kararını almış, birçok devlet kurumunda ibadethaneler açılmış, ortaokul müfredatına “Dinî Kültürler ve Laiklik Esasları” dersi eklenmiş, bazı yüksek öğretim kurumlarında ilahiyat fakülteleri kurulmuş, Rusya Federasyonu ordusunda “din görevlisi” kadrosu teşkil edilmiş bulunmaktadır. Devletin içinde etnik Rus unsurunun ağır basması sebebiyle bu adımlar daha ziyade Ortodoks Hristiyanlığın teşvik edildiği görüntüsünü ve sonucunu vermektedir. Bu açıdan özellikle ortaokul müfredatına alınan “Dinî Kültürler ve Laiklik Esasları” dersi, bu dersin işleniş biçimi ve ders kitaplarının içeriği eleştirilere sebep olmuştur.

Kamran ELESGERLİ | UGSAM Araştırmacısı | Mart 2019
Yazının tamamına ulaşmak için | Tıklayın

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir